Güneş iyice yükselmeden başlanan yolculuk. Tek bir yokuş, yolun her iki yakasında sonsuzmuş gibi evren bozumu otel sıraları ve mevsimin sonunun geldiğini gösteren boş odalar tabelaları. Hemen arkada kalan motorun aynasından bir parçası gözüken sabah güneşinin boyadığı lacivert deniz parçası ve dalgalanan kestane rengi bir tutam saç. Kasabalar, dükkanlar, benzin istasyonları, parketmiş traktörler, kahvehaneler ve işi varmış gibi yürüyen tektük insanlardan oluşan görüntüsünün içinden geçip her yöne aynı ivedilikle uzanan zift ve çakıl karışımından oluşan yol..Büyütülen vites, tekrar büyütülen vites, son kez büyütülen vites. Hızlı bir rüzgarın etkisiyle ırkından beklenmeyecek bir sıcaklıkla yaklaşan kadının adamın sırtında yarattığı baskı. Motorun ve rüzgarın tek düze gürültüsü ve iri, karanlık bir fotoğraf gibi sonsuz uzayan yolun hipnotize eden akışı. Bütün bunlardan önce aslında ilk kez sahilde tanışmış iki insanın gülümsemesi.