Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Mayıs 6: “Fotoğrafını yaktım dedim ama kendimi yakarım resmini yakmam.”
Mayıs 7: “Hala beni çok seviyormuş gibi bakıyorken resmini yaktım. Ama hiçbir yangın resmini beni yaktığın gibi tutuşturmadı.”
Rope | Mayıs