“….Ölüm, bir önceki ölü, evin kapısından önce ayakları çıkacak şekilde değil de başı çıkacak şekilde taşındı diye olurdu. Yangın, üç gün boyunca pencerenin altında bir köpek uludu diye çıkardı. Bu yüzden ölen birinin cesedini kapıdan önce ayakları çıkacak şekilde taşımaya dikkat ederler, fakat sürekli aynı şeyi aynı ölçüde yerler, eskisi gibi çıplak çimenlerin üzerinde uyurlar, uluyan köpeği döverler ya da avludan kovalarlar, fakat çıranın kıvılcımlarını, çürük tahta zemindeki aralıklara düşürmemeye dikkat etmezlerdi… “