Kanatlarımızla, at gözlüklerimizle, yukarı bakmak zor, tamamıyla görmek zor, gökyüzünü, herhangi bir şeyi. Gene de bunu yapabiliyoruz, her seferinde bir anlığına, başın yukarı ve aşağı, yana ve geriye doğru hızlı bir hareketiyle. Dünyayı kaçamak anlarda görmeyi öğrendik.
Bu bir olay, kurallara küçük bir karşı koyma, fark edilmeyecek kadar küçük, ama bu tür anlar kendim için sakladığım ödüller; gizlediğim şekerlemeler gibi, çocukken, bir çekmecenin arkasına. Bu tür anlar olanaklardır, ufacık gözetleme delikleri.