“Geleceği nasıl seziyorum? Şimdinin işaretleri sayesinde. Gizin kökü şimdidedir; şimdiye dikkat edecek olursan, onu iyileştirebilirsin. Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır.”
Bir gün en yaşlı (ve en ürkütücü) kahin, deveciye neden bu kadar gelecekle ilgilendiğini sormuştu:
“Bir şeyler yapabilmek için,” diye yanıtlamıştı deveci. “Ve olmasını istemediğim şeyleri tersine çevirmek için.”
“O zaman bu senin geleceğin olmaz ki,” diye yanıtladı kahin.
“Ama belki de olacaklara kendimi hazırlamak için geleceği öğrenmek istiyorum.”
“Bunlar iyi şeylerse hoş bir sürpriz olacak,” dedi kahin. “Kötü şeylerse daha gerçekleşmeden acı çekeceksin.”
“Yaşıyorum,” dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gece, hurma yerken. ”Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bugün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğu için kabile muhariplerinin savaştıklarını anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak; çünkü hayat, yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur. “