“Bir Yaz Gecesi Rüyası”
Rüya mı, Gerçek mi?
Gercekle düş arasındaki o ince çizgide yürüyen bir hikâye...
“Bir Yaz Gecesi Rüyası”, sizi güldürürken hayal dünyasının ne kadar karmaşık olabileceğini de hatırlatıyor bir yandan efendim. Shakespeare'in kaleminden dökülen bu oyun, gerçeklik ile hayalin, akıl ile arzunun, sevgi ile aldanmanın arasında kurulmuş narin bir köprüydü adeta. Okurken zamanın durduğunu, bir perinin gölgesinde yürüdüğünüzü hissediyorsunuz.
Aşkın yönünü değiştiren bir büyüyle, insanların kalplerinde neyin gerçek neyin hayal olduğunu sorgulatan bir yolculuktu bu. Hermia'nın cesareti, Helena'nın kırgınlığı, Lysander ile Demetrius’un kararsızlığı... hepsi aslında insan ruhunun karmaşasını temsil ediyordu. Ama en çok Puck’ta kaldı aklım. Yaptığı tatlı hataları ve gaflarıyla insanın içine dürüstlük serpen, ‘hata insana aittir’ dedirten bir figürdü… Aynı zamanda oldukça da haklı birisiydi :')
“Love looks not with the eyes, but with the mind.”
“Aşk, gözle değil zihinle görür…” Belki de tüm oyunun özü bu bir cümlede saklıydı...
Bittiğinde elimde sadece birkaç replik değil, büyülü bir gece kalmıştı. Belki sadece bir yaz gecesiydi… Aşkın ne kadar değişken ve bazen ne kadar akıl dışı olduğunu fark ettim. Okurken beni sürekli gülümsetti, verdiği mesajlar da beni düşündürdü...
Dili, kurgusu, olay örgüsü... Bunlara diyecek sözüm yok efendim. Hikâyelerimde gördüğünüz (gören dostlarım kalp) gibi teatral bir kitaptı. Bu bağlamda kendimi tam bir tiyatro izliyor gibi hissetmiştim ve bunu bu adam çok güzel başarıyor :))) çok kısa ve 1-2 saatte bitebilecek bir eser, ben şans vermenizi isterim.
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,9bin okunma