Halbuki işte onu seviyor, şu dakikada başını döndüren bu hissin helecanları arasında, kadınlık gururunun sesi boğulup kalıyordu. Eğer böyle devam ederse, bugün o kadar korkulan bu tehlike karşısında metanetini kaybediverecek ve artık tamiri kabil olmayan bir hata, ondan en mukaddes bir şeyi koparıp almış olacaktı. Bunu düşündükçe endişeleri artıyor, “Ne yapmalı yarabbi?” diyordu
Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de
Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece
Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece
Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime