Yakılan kitapların dumanları tüterdi bacalardan
Ben yanan her sözcüğe tek tek gözyaşı döktüm
Yeni dünyalar aradım hayatıma çıkarak atlaslardan
Böyle başladı kendi içimdeki o uzun yürüyüşüm.
Sokaklar bir yara gibi yüründükçe kanardı
Donup kalırdı sesim, o buzdan yüreklere vurdukça
Her ana, ağıt yakmak için dudaklarını aralık tutardı
Aklım en güzel duyguların kıyılarında durdukça
Ve iki büklüm oturup da başına sobanın
İçini çekerek ağlarsın, tıkanırcasına
Gözyaşlarının da hiçbir ateşi söndüremediğini
O zaman anlarsın en sonunda.