Beyza Nur Keskin

Beyza Nur Keskin
@beeyz_
"Acı var," dedi Shevek ellerini açarak. "Gerçek. Ona yanlış anlama diyebilirim, ama var olmadığını veya herhangi bir zamanda yok olacağını varsayamam. Acı çekme, yaşamamızın koşulu. Başına geldiği zaman fark ediyorsun. Onun gerçek olduğunu anlıyorsun. Tabii ki, tıpkı toplumsal organizmanın yaptığı gibi, hastalıkları iyileştirmek, açlık ve adaletsizliği önlemek doğru bir şey. Ama hiçbir toplum varolmanın doğasını değiştiremez. Acı çekmeyi önleyemeyiz. Şu acıyı, bu acıyı dindirebiliriz, ama Acı'yı dindiremeyiz. Bir toplum ancak toplumsal acıyı -gereksiz acıyı- dindirebilir. Gerisi kalır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Reklam
Bir ırmakta iki kez yıkanamazsın, yeniden eve dönmek de olanak dışıdır. Bunu biliyordu; aslında bu, dünyaya temel bakışıydı. Ama o, bu geçicilik kabulünden dev kuramını geliştirmişti; buna göre en çok değişebilen şey, en derin sonsuzluktu, ırmakla olan ilişkiniz ve ırmağın kendisiyle ve sizle olan ilişkisi de salt bir özdeşlik yokluğundan hem çok daha karmaşık hem de daha güven verici bir şeydi. Genel Zaman Kuramı eve dönmenin mümkün olduğunu söylüyordu, yeter ki evin şu ana dek hiç bulunmadığınız bir yer olduğunu anlayın.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Kulaklarında orkestranın sesi değil, ağlamamak için kendinizi sıktığınızda duyduğunuz bir şarkı vardı; daha önce bu şarkı sesini birçok kez duymuştu.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Şimdi o ve çevresindeki bütün yabancılar üstü kapalı bir rampadan aşağıya iniyorlardı, bütün sesler çok yüksekti; sözler duvarlarda yankılanıyordu. Seslerin patırtısı azaldı. Garip bir hava yüzüne çarptı.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Eğer Kimoe kendine saygı duymak için insan ırkının yarısının kendinden aşağı olduğunu düşünmek zorundaysa, kadınlar kendilerine nasıl saygı duyuyorlardı -onlar da erkekleri mi aşağı görüyordu?
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam