sonu kötü biten ama sinema tarihine damga vurmuş filmler .iyilerin kaybettiği, sonu kötü biten muhteşem filmler
1. guguk kuşu / one flew over the cuckoo's nest (1975)
yönetmen: miloš forman | oyuncular: jack nicholson, louise fletcher
psikiyatri koğuşunda geçen bu başyapıt, sistemin bireyi nasıl öğüttüğünü tokat gibi yüzümüze çarpıyor. jack nicholson'un özgür ruhlu mcmurphy karakteri, özgürlüğü için deliliği göze alıyor ama karşısında öyle bir düzen var ki, kazanmak neredeyse imkânsız. gülümsediğimiz yerle içimizin parçalandığı yer arasında neredeyse hiç mesafe yok.
2. hayat güzeldir / life is beautiful (1997)
yönetmen: roberto benigni | oyuncular: roberto benigni, nicoletta braschi
nazilerin toplama kamplarında geçen bu film, küçük bir çocuğu savaşın dehşetinden korumaya çalışan bir babanın hikâyesini anlatıyor. hayatı bir oyuna çevirmeye çalışırken, sonunda her şey gerçek oluyor. gülümseten anlar, bir çığlıkla yerle bir oluyor. hem içimizi ısıtan hem buz gibi soğutan bir italyan klasiği.
3. yedi / se7en (1995)
yönetmen: david fincher | oyuncular: brad pitt, morgan freeman, kevin spacey
yedi ölümcül günahı işleyenleri hedef alan bir seri katil ve iki dedektifin peşinden sürükleyici bir gerilim. final sahnesi öyle bir şok yaratır ki, sadece dedektif değil, izleyici de yerle bir olur. “kutu'nun içinde ne var?” sorusu sinema tarihine kazınır. adalet mi? o artık bir ironi sadece.
4. yeşil yol / the green mile (1999)
yönetmen: frank darabont | oyuncular: tom hanks, michael clarke duncan
insanüstü bir iyiliğe ve doğaüstü güçlere sahip bir adamın, işlemediği bir suç yüzünden idamı beklediği bir hapishane koridorunda geçiyor her şey. gözyaşlarıyla izlenir çünkü kalbinde ışık olan biri, dünyanın karanlığına kurban gider. “mucizelere yer yok” diyenlerin çaresizliğidir