"Evrende seni özler, seni isterim. Başkaca hiç. Ne taktığım, ne de vurulacağım bir nen yok. Seni, sade seni..."
"Kulluğum, divaneliğimle ellerini, gözlerini öperim. Öpüyorum ama doyamıyorum. Mutluluk ya da cehennem bu galiba. Sana doymak, korkunç ahmaklık olur, hadi gel..."
"Ömrüm
Yarı parçan
Suskun, uzanmış, seni yaşıyorum.
'Bu korkunç kaos içinde sen, yeşil ve derin huzur, kafamdasın. Kurtuluşumu, her şeyimi, dünyayı sevmemi sana bağladım, sana borçluyum.' "
"Sensizlik, ayrılık, ölümden çok daha rezil, çok daha ıssız, manasız ve boş...Acı."
"Kahrın, bulunmaz ve yaratılmaz güzelliğin, dost ve kahraman ve çırılçıplak samimiliğin, büyüklüğün, namluların yivlerinde fışkıran güller, birer Nilüfer dizisi olmuş prangalar.
...
Ve biz, milyarlarca, aşkın, yalanın, alçaklığın, kahramanlığın; kapıları, kapakları, kuş uçurmaz uzaklıkları ve ayrılıklarıyla, kahrolası yasaklarıyla, bu acayip kaos karanlığında, biz ikimiz!
İki müthiş hasret, iki parça can..."
"...Seni anlatabilmek... Kime ama? Bu bok düzenin, bu dört boyut zindanın, kainat, sonsuzluk filan dedikleri bu ölümlü çakallar kaosunun nesine, neresine anlatmak?"