Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden
"Yiğit harmanları, yığınaklar
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş
Hesap görülmüş
Demdir bu...
Demdir
Derya dibinde yangınlar
Kan kesmiş ovalar üstünde mayıs
Uçmuş, bir kuş tüyü hafifliğinde
Çelik kadavrası Korugan'ların
Ölünmüş, canım, ölünmüş
Murad alınmış...
Gelgelelim
Beter, bize kısmetmiş
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz, namlu gibi
Ve çatal yürek
Barışa, bayrama hasret
"Bunlar, engerekler ve çıyanlardır
Bunlar, aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır
Tanı bunları
Tanı da büyü...
Bu, namustur
Künyemize kazınmış
Bu da sabır
Ağulardan süzülmüş
Sarıl bunlara
Sarıl da büyü..."
"Can dayanmazken
Kırar boynumu yürürüm
Kurdun, kuşun bileceği hâl değil
Sormayın hiç
Laaaaal...
Kara ferman çıkadursun yollara
Yarin bahçesi tarumar
...
Zemheri de uzadıkça uzadı
Seni, baharmışın gibi düşünüyorum
Seni, Diyarbekir gibi
Nelere, nelere baskın gelmez ki
Seni düşünmenin tadı..."
"İşte 'Unutamadığım' adlı şiiri, kaynağını bu hücreden ve hücre duvarındaki aynı anlama gelen farklı dillerdeki o yazılardan almıştır.
Açardın
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil
Açardın
Tavşankanı, kınalı berrak
Yenerdim acıları, kahpelikleri...
Gitmek
Gözlerinde gitmek sürgüne
Yatmak
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?
"To be or not to be" Değil
"Cigeto ergo sum" Hiç değil
Asıl iş, anlamak kaçınılmazı,
Durdurulamaz çığı
Sonsuz akımı
İçmek
Gözlerinde içmek ay ışığını
Varmak
Gözlerinde varmak can tılsımına