Ruha ve öteki dünyaya inanmayan maddeperest sendikaların, işçileri insanın para hırsından vurarak, gözlerine siperlikler takılan payton atlar gibi sadece daha fazla ücret hedefine götüren ihanetleri yüzünden bir kere daha ve fakat büyük kaybediyorlar.
Ve makina, bütün bu kayıplarda bulduğu boşlukları, barbarca kendisiyle dolduruyor.
Ruhları korumanın zorluğunu anlıyorsun.
Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar
İsterler
Susarlar
Dinlemişseniz nice yıl kalbinizi
Ev meslek iş para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde kasaba ve köylerde
Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu
‘İnandığımız düzen düşüncesi bugün sahip olmadığı bütün o imkanları gün gelecek elinin altına çağıracaktır’ diyen kalbler: bir gün sana karşı yola çıkacağım
İnsan, gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlılarınki kadar yürekleri dolu. Minicik yavruların ‘anneciğim, trafik çekilmez oldu’ dediğini duyduk. O hiç bir zorluk yıpratmaz gibi görünen taze gövdelerinin içinde, ruhalarının dev bir saat rakkası gibi ızdırapla sallandığını görüyor analar.