Begüm Mol

Begüm Mol
@begummol
IG: instagram.com/begummol_ X : @umarsizyazar Kitap okuyan insanlar, dünyayı yalnızca kendi gözleriyle değil, sayısız insanların ruhsal bakışlarıyla görebilir. ~Stefan Zweig
Puan vermedi·344 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:10
Asıl adı Hatice Saadet Derviş ve Nazım Hikmet'in çocukluk arkadaşı olan Suat Derviş, döneminin siyasi ve toplumsal mücadelesini tüm mağduriyetine rağmen bırakmayan gazetecilerdendir. Buna ek olarak Devrimci Kadınlar Birliği'nin Kurucusu olmuş ve kadın hakarıyla ilgili çalışmalarıyla iz bırakmıştır. Paylaşmakta olduğum bu kitapta iki roman bulunmaktadır. Kitaba adını veren "Onu Bekliyorum" ilk kez Cumhuriyet gazetisinde, ikinci roman olan "Büyük Ateş" de Son Posta gazetesinde tefrika edilmiştir. Daha önce paylaştığım Hiçbiri romanında olduğu gibi, bu iki hikayede de aşkla sınanan kadınların dünyasını anlatır. Her iki romanın da ortak noktası evliyken başka bir adama aşık olan ya da olduğunu zanneden kadınların duygusal çalkantılarıdır. Zira Hiçbiri de benzer bir konuya sahiptir. Özellikle "Onu Beklerken" bölümünü okurken ekstra gerildiğimi hissettim. Kocasına duyduğu aşk yüzünden yeteneğinin köreldiğine inan kadının buhranı bana "aklını başına topla be kadın" dedirtti durdu. Kadınlara olan duyarlılığına, yaşam hikayesindeki mücadeleye büyük saygı duymakla birlikte sürekli kadınların sadakatle sınamasını konu edinmesiyle, açıkçası Suat Derviş'in donanımının altında kaldığını düşünüyorum. Kadının toplumdaki yerini, haklarını, varlığını vurgulayan daha dikkat çekici hikayeler oluştursaydı, dönemin toplumsal ve siyasi yapısını dahil ederek tarihsel bir boyut kazandırsaydı gazetecilik kimliğiyle daha uyumlu olacaktı görüşündeyim. Her ne kadar hikayeleri kadının özgür seçim hakkına değinse de, sanıyorum ki daha güçlü içerikler okumak beni daha fazla etkilerdi. Suat Derviş romanlarını, kalemi temenni ettiğim keskinlikte olmasa da, akıcı anlatımıyla dinlenmek için okunabilecek keyifli romanlar olarak görüyorum. Siz de küçük bir mola vermek isterseniz
Onu BekliyorumSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2020125 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·152 syf.··
2026 62. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:41
Saffet Murat Tura, 143 sayfaya, Freud'dan Lacan'a gelene kadar, neler sığdırmış neler... Descartes, Sartre, Adler, Sullivan, Rank... Hatta Dostoyevski'den alıntı bile bulmak mümkün. Freud'dan Lacan'a Psikianaliz, Lacan'ın Freud'dan dönüşen yaklaşımını konu alıyor. Freud'un yaklaşımıyla başlayarak Sartre, Adler gibi yaklaşımların karşılaşmasıyla devam edip, Lacan görüşü ve yine karşılaştırmalarla konu tamamlanıyor. "Bilinçdışı, dil gibi yapılanmıştır." diyen Lacan'ın kavramlarından en önemli iki tanesi: Ayna Evresi ve Dilbilim yaklaşımı. Lacan'ın özgün yanı, psikanaliz ile yapısalcı dilbilim arasında kurduğu ilişkidir. Saffet Murat Tura, Freud ve diğer kuramcılarla yapılan karşılaştırma ve yorumlarla, Lacan yaklaşımını detaylandırıyor. Örneğin; ️Freud dürtülere, Lacan dile öncelik veriyor. ️Freud'da göre bilinçdışı bastırılmış dürtülerden oluşur, Lacan'a göre bilinçdışı dilsel bir yapılanmadır. ️Freud'a göre gelişim Oidipus Kompleksiyle başlar, Lacan Oidipus Kompleksini "Baba Adı" olarak tanımlar. Konuların içine girdikçe öğrenmenin keyfi artarken, sorgu listesi de gittikçe kabarıyor. Hala benimseyemediğim bazı yaklaşımlar var ki bu konu da aynı fikirde olan kuramcıların olması beni rahatlatıyor. :) Ama Lacan'la şimdilik iyi anlayarak gibiyiz. Ancak, kavramlarını daha iyi tanımam, sindirmem gerekiyor. Şu an için sadece fikir edindiğimi düşünüyorum. Umarım geliştirip, harmanlayabilirim. :) Yeni keşiflerde görüşmek üzere.
Freud'dan Lacan'a PsikanalizSaffet Murat Tura · Metis Yayınları · 2021229 okunma
7/10
·136 syf.··
2026 61. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:23
"Bahçemizi ekip biçmeliyiz." diyerek bitiriyor Voltaire ama bizim okuduğumuz, Hayata gerçeklik tohumları ekin, Yaşamı emekle şekillendirin, Dünyanızı üreterek kurun, Peki ne kadar mümkün? Hikayesine metafiziksel bir iyimserlikle başlayan Candide, insanın bencilliği ve dünyanın adaletsizliğiyle tanıştıkça kuşkucu birine dönüşür. Pangloss karakteri, yaşanan tüm felaketlerin iyi bir amaca hizmet ettiğini, daha iyi durumların nedeni olacağını savunur. Çünkü Tanrı mükemmeldir ve yarattığı dünya da "mümkün olanların en iyisidir." Voltaire bu görüşü şöyle sorgular; ️Eğer dünya gerçekten mümkün olanların en iyisiyse, bunca acı ve kötülüğü nasıl açıklayabiliriz? Ben bu sorunun içinde ilk olarak bir tutam Gandhi ve Dostoyevski'nin Karamazov'undan satırlar hatırladım. Ya siz bu soruyu nasıl cevablardınız? İyiliğin sınırlarını, iyimserliğin sürdürülebililiğini, bencillik ve adaletsizliğin sınırsızlığını anlatan küçük ama etkileyici, bir günde okunacak bir hikaye bırakıyorum sizlere...
Candide ya da İyimserlikVoltaire · İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,1bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 60. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:21
1932 yılında yazılan Cesur Yeni Dünya, dönemi de göz önüne alındığında çok iyi bir distopya romanı. Bir dünya hayal edin; ️Aşk yok, ️Aile yok, ️Fiziksel doğum yok, ️Din ve metafizik yok, ️Sanat ve edebiyat yok, ️Seçim hakkı yok, ️Özgürlük yok, Karşılığındaysa sonsuz bir "mutluluk" var. Böyle bir dünyada yaşamak sizi mutlu eder miydi? Sürekli tüketime teşvik edilen bireyler, Teknoloji kontrolünde olan davranışlar, Dikkat dağıtıcı unsurlarla engellenen düşünceler, Sürekli eğlenceye dikkat çekilerek köreltilen istenmeyen fikirler... Uyuşturulan zihinleriyle köleliklerini seven insanlar, Sesli düşünüp, yazıya dökünce fark ettim ki çok da farklı bir dünya da yaşamıyoruz sanki. Bu nedenle bazılarımızın kafası karışabilir ama kesinlikle bilim kurgu gibi olan günümüzü değil; kitabı anlatıyorum. İsterseniz okuyup görebilirsiniz. Kısacası, "Özgürlük" ve "Güvenli Mutluluk" kavramlarını sorgulatan bir roman. Distopya kelimesini tekrar kullanamadım. Neyse, distopik dünyamızdaki gerçekçi mutsuzluğumdan bahsetmeye başlamadan, ütopik bir mutluluk hayaliyle hepinizi selamlıyor; böyle bir kitap tavsiyesi bırakıyorum.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
9/10
·326 syf.··
2026 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:26
Kurucularıyla birlikte 7 farklı psikiyatri kuramını incelerken; çocuk gelişimi, birey davranışları, ankisiyete, korku, kaygı gibi pek çok duygu durum halini öğreniyor ve psikanaliz süreçlerini tanıyoruz. Engin Geçtan, tabi ki psikanalizin kurucusu Freud başta olmak üzere; Alfred Adler, Carl G. Jung, Otto Rank, Karen Horney, Harry S. Sullivan ve Erich Fromm kuram ve yaklaşımlarını oldukça açıklayıcı ve anlaşılır bir anlatımla sunuyor. Her yaklaşımı Freud'un kuramlarıyla karşılaştırıyor ve farklı bakış açılarının daha net anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Böylece bizlerin de kendi görüşlerini oluşturmasına katkı sağlıyor. Ben de Freud'un bazı yaklaşımlarını "acaba" diye sorgularken, özellikle Adler, Jung ve Fromm'un görüşlerine de yakınlık duyduğumu fark ettim. Ayrıca, "Yaşamın ilk 7 yılının tüm hayatımıza etkisi", psikanaliz okumadan önce de üzerine çok düşündüğüm bir konuydu. Sullivan'ın bu görüşe katılmadığını öğrenmemle bu konudaki fikirlerim daha da özgürlük kazandı. Hala ilk 7 yılın büyük etkisi olduğuna inansam da, bu etkinin yönetilebileceğini düşünüyorum. Bundan sonraki okumalarım yeni bilgileri öğrenirken, kendi sorularıma da cevap aramakla devam edecek.
Psikanaliz ve SonrasıEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20201,018 okunma