Begüm Mol

Begüm Mol
@begummol
IG: instagram.com/begummol_ X : @umarsizyazar Kitap okuyan insanlar, dünyayı yalnızca kendi gözleriyle değil, sayısız insanların ruhsal bakışlarıyla görebilir. ~Stefan Zweig

Begüm Mol

, bir kitap okudu
2/10
·107 syf.··
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 22:42
·
2026 33. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.4/10 · 95,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·232 syf.··
2026 32. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 17:50
İtalyan Edebiyatı'nın nisan ayı okumasında tanınan yazar Buzatti ve yine bilindik eseri Tatar Çölü var. Tabi ben sabredemedim ve sayılı gün kala okuyuverdim. :) Hikaye, genç bir subayın Tatar Çölü sınırında atıl, unutulmuş, eski bir kaleye tayin edilmesi üzerine kurgulanıyor. İnsanın anlam arayışını, bitmeyen umudunu, bekleyişini ve farkında bile olmadan alışkanlıklarına nasıl kapıldığını anlatıyor. Romanda geçen Bastiani Kalesi, güvenli bir alanı metoforize ederken bu güvenin ne kadar tehlikeli olabileceğini, insanı nasıl tutsak alabileceğini gösteriyor. Tatar Çölü, öğrenilmiş çaresizliğin içindeki büyük bir boşlukta kaybolmayı sembolize ederken, güvenli alandan çıkacak bir sebep yaratacak umudu da ifade ediyor. Tatar Çölü'nden sürekli bir saldırı, düşman, baskın beklentisi var. Aslında hapsolunan kaleden, görünmez bir pranga olmuş alışkanlıklardan kurtulma beklentisi de böylece yansıtılmış olunuyor. Teğmen Giovanni bu tutsak görevden bir çok kez kurtulma imkanı olduğu halde alışkanlıklarına yenik düşerek, aslında mutsuz olduğu bu kaleden çıkamıyor. Gençliğine güvenerek ertelediği her fırsatta hayatının geçip gittiğini fark ettiğindeyse artık çok geç kalmış bulunuyor. Yaşamın kıymetinin anlatan, zamanın önemini vurgulayan, fırsatların kıymetini gösteren ve en önemlisi adım atmanın önemini anlatan derin bir hikaye Tatar Çölü. Herkesin kendi değişim ve dönüşümü için adım atmaya cesaret bulmasını, güzel fırsatlarla buluşmasını ve değerini fark etmesini diliyorum. Tatar Çölü'yle tanışacak olanlara keyifli okumalar olsun...
1000Kitap
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
8/10
·219 syf.··
2026 31. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 00:48
Atatürk'le Harp Okulu'da tanışan ve dostlukları ailecek devam eden Ali Fuat Cebesoy'dan, okul ve subaylık anılarını okuyoruz. Anılar arasında en çok yer verilen konulardan biri de İttihat ve Terakki. Ali Fuat Cebesoy, bir gün Atatürk'ten ayrılıp evine giderken asker arkadaşlarından biriyle karşılaşır ve yemeğe davet edilir. Daveti kabul eder. Bir süre sonra sohbet ilerlediginde İttihat ve Terakkicilerle olduğunu görür. (Neden o sokaktan geçtiklerinin hikayesi de çok tatlı. Bu kısmı belki kitaptan okursunuz. ) Gece tekrar evine dönerken katıldığı için biraz da pişmanlık duyar. Çünkü cemiyetin içinde hürriyet devrimin gerçekleştirmeye liderlik edecek birini göremez. Birkaç gün sonra Atatürk'le buluşur. Atatürk İttihat ve Terakki'ye katıldığını ancak çok memnun olmadığını gerekçeleriyle anlatır. Ali Fuat Cebesoy'da aynı fikirleri paylaşır ve ne yapacaklarını tartışmaya başlarlar. İlber Ortaylı'nın da dediği gibi "Atatürk, ittihatçıların menfi taraflarından nefret ederdi." Hareket Ordusu görevini tamamladıktan sonra da Atatürk cemiyetten zaten uzaklaşıyor. Hürriyet mücadelesinin ilk adımlarının anılarını da böylece okuyabilirsiniz. Bazen tebessüm ettiren, bazen hüzünlendiren bu anıları ilk elden okumayı çok anlamlı buluyorum. Duygusu, fikri kendini daha çok hissettiriyor. Ali Fuat Cebesoy anılarını şu sözlerle bitiyor. "Başımızdan politik fırtınalar ve aramızdan kara kedilerin geçtiği günler oldu. Ama dostluğumuz hiçbir zaman bozulmadı. Ben bu arkadaşlıktan daima övünç ve kıvanç duydum." Ben de yolumda ve hayatımda Atatürk olduğu için büyük bir övünç ve kıvanç duyuyorum.
1000Kitap
Sınıf Arkadaşım AtatürkAli Fuat Cebesoy · İnkılap Kitabevi · 20201,009 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 22:57
Atatürk'ün 3. kuşak akrabası, çocukluk, mahalle ve okul arkadaşı, dostu, yaveri, yoldaşı Salih Bozok'un kaleminden dinledim bu kez anıları... Okul yıllarından başlayarak kıymetli Gazi Paşa'nın hazin gününe kadar geçen senelerin mektup ve anektotlarını Salih Bozok'un yaşanmışlıklarıyla okuyoruz. Atatürk vefat ettiğinde, "Ben gidiyorum, artık işim bitti." diyerek odasına kapanan, "Başkomutan yaversiz gidemez." diyerek kendini kalbinden vuran Salih Bozok vefanın ve sadakatin de en büyük örneği. Anılar arasında en ilgimi çekense Atatürk'ün hasta yatağında gördüğü bir rüya. Bu rüyayı Salih Bozok'un kelimelerinden öğreniyoruz. Salih Bozok Atatürk'ün odasına girdiğinde, "Gel Salih gel, geçmiş olsun." diyen Paşa'yı yatağın içine oturmuş gülerken buluyor. "Rüyamı sana anlamışlardır." diyor ve tekrar anlatmaya başlıyor. Atatürk rüyasında büyük bir otelin lobidinde oturuyormuş. Lobide bir bilardo masası varmış. Bir adam Gazi'ye arkası dönük oturuyormuş. Sonra içeriye neredeyse 30 kadar girmiş. Önce bu kişiye ıstakayla vurmuş. Sonra da Atatürk ve Salih Bozok'u vurmuş. Atatürk bunu gülerek anlatsa da ben okurken zekası kadar sezgilerinin de ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha gördüm. Zaten bu yönünü de bilinmekle birlikte başarılarının en önemli detaylarından biri. Rüyanın tamamını ve anıların kah güldüren kah düşündüren notlarını bu güzel kitaptan okuyabilirsiniz. Böyle eşsiz bir adamı aldığı nefesten, sustuğu her bakıştan, mimiklerinden tanımak ne büyük ayrıcalık. Bazılarını yeniden hatırladığım bazılarınıysa yeni öğrendiğim bu hatıraları okumaya asla doyamıyorum. Okumak isteyenlere de keyifli okumalar dileyerek tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Atatürk'ün Can Dostu Salih Bozok Atatürk'ü AnlatıyorSalih Bozok · Pozitif Yayınları · 202551 okunma