Begüm Osmanlıoğlu

Begüm Osmanlıoğlu
@begumosmanlioglu
Zihin kendisiyle konuşabilir ve kendisini dinleyebilir. Zihnin de bedeniniz gibi bölümleri vardır. Tıpkı bir elinizle diğer elinizi tutup onu hissedebildiğiniz gibi zihin de kendi kendisiyle konuşabilir. Zihnin bir kısmı konuşur, diğer kısmı dinler. Ama zihninizin binlerce parçası aynı anda konuşmaya başladığında büyük problem yaşanır.
Sayfa 61 - Ötesi·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birisi size, "Hey sen çok çirkinsin" dese bile, bunu kişisel algılamayın. Çünkü gerçek şu ki kendi duygu, düşünce ve inançlarını ifade ediyor. Bu kişinin size gönderdiği zehri kabul edip etmemek kişisel algılamayla ilgilidir. Eğer zehri kabul ederseniz, onu size ait kılarsınız. Kişisel algılamak, sizi kara büyücüler için kolay bir av haline getirir. Kara büyücüler sizi küçücük bir fikirle kolaylıkla avlayabilirlerse, sizi istedikleri zehirle besleyebilirler. Siz de söylenenleri kişisel algıladığınız için zehri afiyetle yutarsınız.
Sayfa 58 - Ötesi·Kitabı okudu
Alıntı
Toplumsal rüyayı, dinlerin tanımladığı cehennemle mukayese edersek aynı olduklarını görürüz. Dinler, cehennemi bir cezalandırma yeri, korku dolu, acı ve ıstırap çekilen bir yer, ateşin sizi yaktığı bir yer olarak tarif eder. Ateş, korkudan kaynaklanan duygularla yaratılır. Öfke, kıskançlık, nefret duygularını hissettiğimizde, içimizde bir ateşin bizi yaktığını hissederiz. Cehennem rüyasını yaşarız
Sayfa 32 - Ötesi·Kitabı okudu
Alıntı
Tüm bu inançları kendimizin seçmediğini bilsek bile, hepsiyle uzlaştığımız, anlaşmayı kabul ettiğimiz de bir gerçektir. Bu anlaşma çok güçlü olduğu için inançlarımızın doğru olmadığını kavramsal olarak anlaşmış olsak bile, yine de kurallara karşı gelmek bizde suçluluk duygusu ve utanç yaratır
Sayfa 30 - Ötesi·Kitabı okudu
Alıntı
Dilinizi konuşmak sizin seçiminiz değildi, diliniz ya da ahlaki değerlerinizi siz seçmediniz. Neye inanıp inanmayacağımızı seçebilmek için bir olanağımız olmadı. Bu anlaşmaların en küçüğünü bile biz seçmedik. Kendi ismimizi bile seçen biz değiliz.
Sayfa 27 - Ötesi·Kitabı okudu
Alıntı