“Ötenazi kelimesi sorunu çok net bir biçimde ortaya koyar: “Mutluluk fikrimiz adına birini ne zaman ve nasıl öldürebiliriz?” Bu kelime, etik hissiyatın bağlı olduğu değişmez çekirdeği adlandırır. Etik “düşünce”nin durmadan “insan haysiyeti”nden bahsettiğini hepimiz biliriz. İşte ölüm-için-varlık ile haysiyetin bileşimi tam da “haysiyetli bir ölüm” fikrini inşa eder.”