Belki dört, belki beş sene kadar önce okuduğum bir kitaptı “Az”. Ben de yirmili yaşlarımdaydım. Okudum okuyalı ‘en sevdiğim’ idi benim için. Uzunca bir zaman geçince, dedim ki ben bu kitabı tekrar tekrar okumalıyım, hiç unutmamak için. Aldım, tekrar okudum. Ve fark ettim ki hatırladığımdan bile daha güzelmiş. Bazı yorumlar okuyorum herkese hitap etmeyebileceğine dair ancak anlayamıyorum nasıl herkese hitap etmeyebilir diye, şaşırıyorum. Öyle güzel yazılmış, üzerine düşünülmüş bir kitap ki. Özellikle el yazısı ile yazılmış “Nakil” başlıklı bir bölümü vardır ki, ah. Kaç kere okudum bilinmez. Bir insanla ve bu insanın cümleleriyle hayat bulmayı, yeniden doğmayı daha güzel anlatan birisinin var olduğunu sanmıyorum. Hakan Günday hayranlığımın başladığı kitaptır neticede. Ve tabiki yılların eskitemediği ‘en sevdiğim’ idir. Okuyun, okutturun.