Sude sanal dünyada isteyip de yapamadıklarını sanki yapmış gibi yaşayabiliyordu. Gerçek hayatın yüklerinden kurtulmuştu. Bilmek için okumak, yapmak için yetenekli veya deneyimli olmak gerekmiyordu. Sadece "bilirim", "yaparım" demek yeterliydi.
Bir sandalyenin varlığını hissetmen için, o sandalyeyi görmen gerekmez, ( ... ) Bir insanın ne dediğini anlatması için, mutlaka konuşması gerekmez. Sadece hareketlerle de anlatacağı çok şey vardır. Örneğin, olmayan bir sandalyenin üstüne oturur gibi yapmayı başarırsan, orada bir sandalye olduğunu hisseder karşındaki.
"Bu oda, şimdi bir ölüm döşeğinin etrafında toplananların sessiz hıçkırıklarıyla doluydu.
Hayatın bütün neşesi, bütün ümitleri bu küçük yatağın içinde sönüp gidiyordu."
Sayfa 304 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu