Behlül Tuman

“Yaktın ey ateşzen-i ârâm yanmış gönlümü Nev-heves kıldın şu kendinden usanmış gönlümü.” (Ey rahat ve huzuru yakıcı sevgili, aslında yanmış olan gönlümü yaktın. Şu kendimden usanmış gönlümü yeni heves ve arzular dileyen hâle koydun.)
Sayfa 37 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın hâli budur. Bir maksadın etrafında dolaşır; fakat husûlüne en ziyade ümit-vâr olduğu zaman takarrübünden ihtirâz etmeye başlar.
Sayfa 34 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Gönül mevtten başka bir şey arzu etmemeye başlar. İnsan yatağının yorganına, çarşafına bakar da kefenden, topraktan bir farkını göremez. Kendini telef etmek ister, ona da kıyamaz. Çaresiz akibet-i hâle intizar etmeye karar verir, değil mi?
Sayfa 34 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Cihânın ne türlü bir dâr-ı mihnet olduğu malum. İnsanın ne kadar zayıf bir mâhluk olduğu da tarif ihtiyacından müstağni.
Sayfa 33 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat
Acaba insanın içini dışına çevirseler-vicdanı ile tenha kaldığı zamanlar- ettiği hülyâlardan ziyade nazarında müstekreh görünür mü?
Sayfa 33 - Akçağ·Kitabı okudu
Edebiyat