“Sonunda akşam oldu. Ama burada akşam ne kadar da hüzünlüydü! Karanlık çökmesinden, her şeyin silinmesinden, ışığın solmasından başka bir şey değildi! Burada akşam, bir sondu,”
İçini dökecek kimsesi yoktu, ancak karşısında ona cevap verecek gibi görünen kaskatı durmayan, bizzat yüzüne bakan hareketli bir şey duruyordu. Ne sorabilirdi ki bir aynaya?