“Duygular dünyasında canlılığını ve cazibesini veren her şeyi artık yitirmekte olduğumuz için,o muazzam varoluş artık içsel ya da dışsal etkilerle desteklenmediği için, kalıcı bir şeye,bizi asla yanıltmayacak bir şeye tutunma ihtiyacı hissederiz;bir gerçekliğe,mutlak ve ebedi bir gerçeğe tutunmak isteriz.Ve kaçınılmaz bir şekilde Tanrıya yöneliriz;bu dini duygu,doğası gereği öyle saftır ve bunu yaşayan her ruha öyle bir bir mutluluk verir ki, diğer yitirdiklerimizi telafi eder.”