İşte bu ahşap evimde, bir gece için de olsa, seni barındırıyorum; bir işe yaradığımı hissediyorum. Son zamanlarda neye yaradığımı pek bilemiyorum da. Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi.”
Üç yanı denizlerle çevrili olan ülkemizin…’
‘İki buçuk yanıdır, oğlum Salim.’
Salim iki numara traşlı kocaman başını kaldırdı: ‘O ne demek oluyor Hikmet amca? ’
‘Güney sınırlarının yarısı karadır da ondan.’
‘Yapma Hikmet amca, öğretmen kızar böyle şeylere.’
‘Kızmaz oğlum, gerçeklere kızılmaz.’”
"…bir kadının yumuşaklığına ve senkimsegibideğilsinciliğine ihtiyacı vardı. İyi romanların okuyucusu olmaktansa, kötü romanların kahramanı olmak istiyordu.”