Yazarın dili farklı ve özgün. Alışana kadar okumak zordu ama kitabın yarısından sonra gerek konunun gidişatı gerek ne olacak merakı sayesinde yazara ve karaktere alışıyorsunuz.
Karaktere alışıyorsunuz dediğim de karakterin yaptıklarına demek istiyorum. Her ne kadar toplumumuzda Alex gibi insanlar olsa da siz siz olun ve lütfen Alex'in sevdiği şeyleri sevmeyin. Ona alışmayın.
Kitap sizi o kadar büyük bir sorgulama evrenine gönderiyor ki kitabı bitirdikten sonra önüme koydum ve yazarın anlatmak istediği her şeyi düşündüm. Suçluların özgürce kol gezdiği, hapishanelerin okullardan daha kalabalık olduğu distopik bir gelecekte Alex gibi işledikleri suçlardan zevk alan bu insanlar, bu ergenler için nasıl bir çözüm sunabilirdim.
Şüphesiz ki eğer başka seçeneğim olmasaydı kitaptaki hükümetin yaptığını yapardım. Evet doğru değil. Ne olursa olsun onlar da insan ve yazarın kitapta birçok kez vurguladığı gibi insanı insan yapan seçim yapma özelliğidir. Eğer bu suçlulardan bunu alırsak onlar insan olarak kalır mı ?En önemlisi onlar insan mıydı ?
Kendi kendime düşünüyorum ve bu soruları yanıtlayamıyorum. Ne olursa olsun yoldan geçen bir insanı sırf canı istedi diye darp etmek, kadınlara eşleri önünde tecavüz etmek ve bütün bunlardan zevk duyan kişileri günde 2 öğün yemek yiyebilecekleri ve başlarını sokabilecekleri bir yer vermek yanlış. Nasıl hükümet o masum insanlardan sorumluysa bu suçlulardan ve onları topluma geri kazandırmaktan da sorumludur. Bu kitapta da olabilecek senaryolardan biri anlatılıyor aslında. Belki özel piskologlar belki ilaçlarla belki de terapiyle bilmiyorum. Ama kesinlikle çözümün işkence olmadığını biliyorum. Eğer vatandaşına işkence eden birine işkence edersen düzeltmek istediğin şeyin tam tersini yapmış olursun.
Uzun lafın kısası üzerinde çok çok