Yanlış düşünüyorsun. Hiçbir ilişki sana istediğin her şeyi veremez. Verdikleri bellidir. Bir insandan istediğin her şeyi ortaya koyar -artık vücut kimyası mı olur, sohbeti mi, maddi desteği mi, fikir uyumu mu, iyilik mi sadakat mi ne istersen- ama bunlardan sadece üçünü alabilirsin. Üçten fazlası olmaz. Hadi çok şanslıysan dört. Kalanını başka yerde ararsın. Sana aradıklarının hepsini veren biri ancak filmlerde olur. Ama film değil bu. Gerçek hayatta, ömrünün kalanını hangi üç özellikle geçirmek istediğini belirleyip bunları bir başkasında ararsın. Hayat budur işte. Tehlikenin farkında değil misin? Her şeyi bulacağım diye didinirken elindekilerden de olacaksın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
... sahip olduğu çocuğun hayalindeki çocuk olmadığı gerçeğine uyum sağlayabilmekteki hızını ve işlekliğini takdir ettim. Bir çocuk sahibi olmanın esprisinin, o çocuğun senin adına başaracaklarına dair umutlanmak değil, her nereden gelirse gelsin sana tattıracağı mutluluklar, bazen mutluluk bile olduğunu anlamayacağın şeyler olduğunu, daha da önemlisi ona mutluluk yaşatma ayrıcalığını kazanmak olduğunu benden çok önce çözmüştü.
Başarı konusunda gafil avlandığı nokta, başarının insanları sıkıcılaştırdığını fark edememesiydi. Başarısızlık da sıkıcılaştırıyordu insanları ama farklı bir şekilde: Başarısız insanlar hayatta tek bir şey için mücadele ediyorlardı, o da başarıydı. Ama başarılı insanlar da sadece başarılarını sürdürmek için mücadele veriyordu. Koşmak ve yerinde saymak arasındaki fark gibiydi bu ve koşmak her halükârda bıktırıcı bir iş olsa da, koşan insan hiç değilse hareket eder, farklı yerlerden geçer, manzaralar görürdü. Anlaşılan o ki, Jude ve Willem'de onda olmayan bir şey, onları başarının bunaltıcı tekdüzeliğinden, her sabah kalkıp başarılı olduğunu, seni başarıya götüren her neyse onu yine yapmak zorunda olduğunu, aksi halde başarısızlığa doğru adım atacağını idrak etmenin yavanlığından koruyan bir özellik vardı.