Genellikle yazmaya değmeyen, belki de hiçbir şeye değmeyen ayrıntılar yaşıyoruz. Akşam olunca, o günün hesabını kâğıda dökmeyi denesek anlarız bunu. Geçip giden günlerden, yıllardan elimizde ne kadarcık şey kaldığını da anlarız.
Çünkü insanlar tek başlarına bir odaya çekildiler mi, istekler –tasarımların başlarını alıp doludizgin gitmeleriyle– hepten güçleniyor; böyle güçlenince de düşten çok, gerçeğe benzeyiveriyor. Kısacası ilk adımı atmadan önce, insan her şeyi başarabileceğini sanıyor. Sıra o ilk adımı atmaya gelince...