“Bilmezler faniler onları nelerin beklediğini, nerelerden eksilip nerelerden çoğalacaklarını, kimlerle imtihan olup kimlerin elinden tutacaklarını. Bilmezler faniler. Yer, içer, uyur, güler, ağlar, kızar, dövüşür, tepişir, sevişir, yaşar giderler; bilirmiş gibi. Fanilere bahşedilen en büyük kudrettir bilmemek. Bundandır akıllarını yitirmeden yollarına devam edebilmeleri.”
Bir arkadaşımın mutlaka okumalısın diyerek verdiği bu kitapla tanıştım yazarla. Öyle çekti ki içine beni, bir çırpıda bitiverdi. Yazarın kaleminin güzelliği bir yana buram buram Anadolu kokması, kadınların sadece birbiri tarafından değil babaları, sevdikleri tarafından desteklenmeleri, Servi Nine ve üç güzellerin hiç yabancı gelmeyen yaşantıları… Bir de öyle güzel bağlanmış ki bütün bu yaşantılar, bütün bu hikayeler. Bitmesin isterken de öyle güzel bitiverdi ki değmeyin keyfe.
Okumalısınız, okutmalısınız.