Bosna’da Mostar köprüsünden suya atlamayana kız vermiyorlarmış. Damat adaylarının cesaretini ölçmek için yapılan bir gelenekmiş. Bizim Türk kızlarını koştukları şartlara rağmen istemek daha büyük bir cesaret örneğidir bence. Altınlar, bilezikler, gelinin erkek kardeşi için istenen saçma istekler, araba şartı, maaş şartı ve daha binlercesi… Şimdi soruyorum size: Bu şartları kabullenerek evliliğe girişmek mi daha çok cesaret istiyor, yoksa bir köprüden dereye atlamak mı? Ben eminim ki çoğu Türk erkeği köprüden atlamayı seçer. Hatta altından su geçmeyen, beton bir zemine kafalama atlamayı bile kabul ederler 😃