Bu hayatta sırf yapmamız gerekenleri yaptığımız için sorun yaşıyoruz bence. Hepimiz el âlem ne derciyiz. Ben bunun tersini yapmaya çalışıyorum. İçimden gelen hisse güvenerek yapmamam gereken şeyi yapıyorum.
Yırtılan çocukluğum, ilk gençliğim yazın bile rüzgârı kar kokan, kurt ve köpek sesleri içindeki yoksul bir kasabada geçti. Annem hep dövüyor ve ben hep ağlıyorum. Kasabanın tozlu, ince çarşısında, avuç içi kadar küçük bir dükkânda, dudağının ucundaki eğri ve dalgın gülümsemesiyle durmadan çalışan ve kasabanın tek eskicisi olan babam öyle değil. Bana çok iyi.
Bir gün şeklini şemailini unutsam da hayatımın bir döneminde seni çok sevdiğimi hiç unutmayacağımı biliyorum. Fakat benden bu kadar Osman, ben artık istemiyorum.