Öyle bir sabaha uyan ki, öten her kuş sesinde bile aklına ben geleyim
1000Kitap
Sosyal medya plartformlarında neden sadece kadın bedeni -giyimi hakkında konuşanlara alkış tutup zengin ediliyor cidden merak ediyorum. Tonlarca tec*vuze,pirimle iş alımına,torpile ,haksız kazanca,milletin namusuna göz dikene ve nicelerini ses çıkarmayanlar gelmiş kadın dediğin şunu giymez yok şort giyemezmis yok efendim başörtüsünü şöyle baglamalıymış makyaj yapamazmış diye video paylaşıyor ? Pardonda bunu söyleyen erkekler açıp sözde inandıkları din olan kuranı okudu mu ?ordaki erkeklere gelen tesettüre kendileri uyuyor mu ? Gözünüzü haramdan sakındınız mı yok vücut hatlarınızı belli eden skiny tarz pantolon giyerler sosyal medyada kas gösterisi diye vücutlarını yarı çıplak paylaşırlar (ki isteyen bana gore yapsın herkesin kendi hayatı ) eşlerini aldatırlar ancak bunları yapıp kadın bedenini din üzerinden pirime dönüştürmek" ben acizim" demekten farksız lütfen milletin dinini Allahla onun arasında bırakın ve dönün bir kendinize bakın şayet faizin ecdadını sömürenler torpilin âlasını yapanlar karısını aldatanlarla dolu kendini dindar sanan erkek doluyor her yer.Hiç kimse kusursuz değildir ancak birinin kusurunu aşaglayan en büyük kusura sahiptir.İnsanların insanlığına bakın iyi geceler.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yolumu bekle dedin beklemedim mi? Yokluğa hasretini eklemedim mi? Ben seni öyle sevdim, öyle sevdim ki Sen benim bu sevgimi bilemedin mi?
Müzik
Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı Ben düşünmeye başlayınca seni -ki bu bir ömür önceki düşünmenin Sonunda çok öncedir- İnan ki dağlar, taşlar, İnan ki bulutlar, yağmur ve kar Toprakla su ve gök yüzü, Güneş, ay ve yıldızlar Onlarda benimle birlikte Ve onlarda benim kadar seni düşünürler.
Ve her şey hızla yetişti sonra Sarı bir günün kahverengi yarınına. Yıkılmış bir ağacın üstünde yıllarca oturdum da Gözleri avına benzeyen bir avcıydım sanki Ağaç da çürümüş zaten Kazımış, oymuş bir yerlerinden gelip geçen onu Ağaç mı, içi yıllarla dolu bir kutu mu Çözmek için mi acaba içlerindeki bir gizi -Gizi mi, bir giz gereksinmesini mi- Yoklamışlar orasından burasından Kim bilir. Ama sessizlikten başka ne bulmuşlar Önemsiz bir iki anıdanbaşka Ya insan kılığında ya da bir dekor taşkınlığında Sorarım ne bulmuşlar Çoktan yeni bir umuda dönüşmüştür onlar da Anılar. Oysa bambaşka şeyler olmalıydı ağaçta Kazılmış, oyulmuş yerlerinde ağacın Buruk mayhoş, daha çok da bir zehir tadındaki Bir şeyler olmalıydı. Ve sanki Yıllar var ki saklamışım orda ben Saklamışım anlaşılan Odasında yapayalnız doğuran bir kadının Dışa vurmak istemediği Ya da pek gereksinmediği
Şiir
Gerek var mıydı onca yalan sözlere? 'Sevmiyorum' deseydin anlardım ben o gece. Fırtınalı bir gecede tutulmuştum o gözlere. 'Niye gittin?' diyemem sana. Zaten bir insan birine 'Beni neden sevmedin?' diyemez ki. Öylece sevmemiştir seni; istediğin kadar onda ol, o gider. Ciğeri beş para etmese de sevda olur. Ben sana dedim ya; sen bana gülsün, başkasının olunca zulümsün. Ben var değilken sen hiçsin öylede dört dörtlük duygu piçisin. Neek
Duygu ve Düşünce