Çok gülen insanlar,çoğu kere çok acı çekenlerdir.
8/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:27
İlk bakışta “eski bir Rus klasiği” gibi görünebilir ama aslında çok tanıdık bir hikâye anlatıyor: Korkuyla yaşayan sıradan bir insanın değişim hikâyesi. Ana’nın özel bir gücü yok, kahraman olmak gibi bir amacı da yok. O sadece oğlunu seven, sessiz bir kadın. Ama hayat onu öyle seçimlerle karşı karşıya bırakıyor ki sayfalar ilerledikçe aynı kişi olup olmadığını sorgulamaya başlıyorsunuz. Bu kitabı sadece siyasi yönü için değil, bir insanın nasıl cesaret kazandığını görmek için okumaya değer buluyorum. Ana’nın dönüşümü bazen yavaş, bazen sarsıcı ama her zaman etkileyici. Eğer karakter gelişimi güçlü olan, okurken “Ben olsam ne yapardım?” diye düşündüren kitapları seviyorsanız, Ana size beklediğinizden çok daha fazlasını verebilir.
Alıntı
AnaMaksim Gorki · Olympia Yayınları · 202034,4bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:02
Kitap benim için o kadar akıcıydı ki neredeyse 7-8 saatte bitirdim. Elimden bırakamadım desem abartmış olmam. Tam anlamıyla kafa dağıtmalık bir kitaptı. Belki bunda öncesinde okuduğum kitabın etkisi de vardır ama zaten Freida McFadden'ın neredeyse tüm kitaplarını okudum ve şimdiye kadar okuduklarımın hepsini ayrı ayrı sevmiştim. Ben okuduğum kitapların konusunu uzun uzun anlatmaktan çok, bende bıraktığı etkiyi paylaşmayı seviyorum. Öncelikle Jason karakteri bana en başından itibaren sinir bozucu geldi. Olayları görmezden gelen, yüzeysel davranan bir karakter enerjisi veriyordu. Bir baba, oğluyla ilgili yaşanan her şeyi nasıl bu kadar normal karşılayabilir diye düşünürken ondan şüphelenmeye başlamıştım. Şüphelerimde de haksız çıkmadım. Kitapta iki farklı Olivia karakterinin olması da beklentimi yükselten detaylardan biriydi. Bir süre bunun daha büyük bir şaşırtmacaya dönüşeceğini düşündüm. Genel olarak kurguyu ve anlatımı çok başarılı buldum. Sayfalar su gibi aktı. Sadece final kısmı bende biraz havada kalmış hissi bıraktı. Buna rağmen okurken en çok keyif aldığım Freida McFadden kitaplarından biri oldu. Sevgiler
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026833 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Görülmek için her şeyi göze alan Pauline
6/10
·392 syf.··
2026 3. kitabı
Yaşama Sevinci kitabını okurken benim Pauline’e bakışım, çoğu yorumdan biraz farklı oldu. Birçok kişi onun iyiliğini, sabrını ve fedakârlığını ön plana çıkarıyor. Ben ise Pauline’in bu kadar iyi niyetli olmasının çevresindeki insanlar tarafından nasıl kullanıldığına daha çok odaklandım. Pauline başlangıçta bir koruma ve aile sıcaklığı vaadiyle kabul ediliyor gibi görünse de zamanla onun iyi niyetinin, güveninin ve sevgisinin sömürüldüğünü düşünüyorum. Önce ona verilen umutlar, sonra maddi olarak yaşadığı kayıplar ve en sonunda duygusal olarak yıpranması bana göre bir tür manipülasyon. Onun cömertliği ve temiz kalbi, karşılığını görmek yerine çevresindeki insanların çıkarlarına hizmet ediyor. Bana göre Pauline’in trajedisi sadece yaşadığı kayıplar değil; kendi değerini bilen bir insan olmasına rağmen, sevgi ve ait olma ihtiyacı nedeniyle bu sömürüyü uzun süre kabullenmek zorunda kalması. Belki de gördü ama yalnızlığı ve bağ kurma isteği nedeniyle sesini çıkaramadı. Lazare karakterine baktığımda ise karşıma, annesi tarafından sürekli desteklenmiş, pohpohlanmış ama gerçek anlamda sağlam bir sorumluluk duygusu geliştirememiş bir erkek profili çıkıyor. Sürekli yeni hayaller peşinden koşması, başladığı şeylerden kolayca vazgeçmesi ve her zaman kendine yeni bir çıkış yolu bulması bana altı doldurulmamış bir özgüveni düşündürdü. Bu yüzden Lazare bana, kendi istekleri ve hayalleri içinde yaşayan, ama çevresindeki insanların duygusal ve maddi yükünü yeterince görmeyen bir karakter gibi geliyor. Benim için Pauline’in asıl hikâyesi yalnızca bir iyilik ve sabır hikâyesi değil; iyi insanların bazen sınır koyamadıklarında nasıl incinebileceklerini gösteren bir hikâye. Onun yaşama sevincini kaybetmesi, aslında insanların ondan aldıkları şeylerin sadece parası değil, zamanla umudu
Yaşama SevinciEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,801 okunma
Puan vermedi·16 syf.··
2026 80. kitabı
Hikayenin kahramanı 10 yaşındaki Elif. Okulda bir dans yarışması var ve seçmeler yaklaştıkça Elif’in içini inanılmaz bir kaygı kaplıyor. "Ya yapamazsam, ya herkes benimle dalga geçerse?" diye diye öyle bir strese giriyor ki, sırf okula gitmemek için hasta numarası bile yapıyor. ​Tam o sabah, şans bu ya, en sevdiği kırmızı ayakkabısının ökçesi kırılıyor! Elif de istemeye istemeye, bir gün önce ninesinin eski sandığında bulduğu atmak için çıkardıkları gümüş ayakkabıları giymek zorunda kalıyor. Ama o ayakkabılar sıradan birer pabuç değil; Elif’i sadece dans pistine değil, kendi içindeki cesareti keşfedeceği harika bir yolculuğa çıkarıyor. ​Özgüven ve kaygı üzerine o kadar sıcacık bir hikaye ki... En çok da çocuklara "Sihir aslında senin içinde" mesajını gözlerine sokmadan, çok doğal bir şekilde vermesini sevdim. Gümüş ayakkabılar aslında Elif’in kendi içindeki o saklı cesareti ve yeteneği temsil ediyor. Bazen ihtiyacımız olan şey dışarıdan bir mucize beklemek değil, sadece kendimize birazcık inanmak, değil mi? ​Kitabın dili su gibi akıyor, çizimleri ise insanın içini açıyor. 7-10 yaş arası çocuklar kendileri rahatça okuyabilir. 5-6 yaş grubu için de bir büyüğün sesinden dinlemek harika bir deneyim olur. Özellikle yeni şeyler denemekten çekinen, "Ben bunu hayatta beceremem" diye kaygılanan minikler varsa, bu kitaba bayılacaklardır...
Gümüş AyakkabılarSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202519 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2026 29. kitabı
Michael Cook'un yazmış olduğu İslâm Dünyası Tarihi setinin ikinci cildi, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan 19. yüzyıla kadar olan dönemi ele alıyor. Her iki kitabın da bölümlere ayrılmış olması ve bölüm başlarında verilen bilgilerle istediğiniz bölümden başlama imkanı çok güzel. Çünkü özellikle ikinci kitapta bazı bölümler okuru oldukça yavaşlatıyor. Çoğu okurda olduğu gibi benim de en çok ilgimi çeken bölüm Osmanlı Devleti'nin asırlara ve çok geniş bir coğrafyaya yayılan hâkimiyetinin anlatıldığı bölüm oldu. Bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılımın, farklı dinler ve kültürleri bir araya getirmesi kaçınılmaz. O yüzden yazar bu bölümde Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki yapıyı da ayrı bir başlık altında ele alıyor. Özellikle bu kısım için Evliya Çelebi'nin verdiği bilgileri kullanıyor. Kimini yanlış bulsa da genel olarak onun verdiği bilgileri doğru kabul ediyor. İlk kitapta olduğu gibi herhangi bir kronolojik ilerlemeye bağlı kalmak yerine oldukça geniş bir perspektiften yaklaşıyor tarihe. Ben bunun biraz da okuru sıkmamak için böyle yazıldığını düşünüyorum. Bir bakıyorsunuz Hıristiyan Müslüman iletişimi anlatılırken, Yahudi ve inançsız topluluklara da değiniyor ve hayli ilginç bilgiler serpiştiriyor araya. Birçok şeyde olduğu gibi tarih anlatılarında da kimseyi memnun edemezsiniz. Yazar zaten ilk cildin ön sözünde bazı boşlukları kendi bakış açımla doldurdum diye belirtiyor. Bunun dışında olabildiğince farklı açıdan bilgi vermeye çalışmış. Müslümanlar şunu yaptı ama Hıristiyanlar da bunu yaptı gibi. Fakat yabancı okurların yorumlarında Müslümanları yeterince kötülemediğini belirtenler olmuş mesela. Benim için farklı ve keyifli bir okuma oldu. Oldukça kalın olduğu için şimdilik sadece ilgimi çeken bölümlere odaklandım ama mutlaka en baştan tekrar okumayı
İslâm Dünyası Tarihi 2Michael Cook · The Kitap · 202523 okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:38
Öncelikle bu seriyi 1000K uygulamasında görüp merak ederek satın aldım. Seriye ilk kitaptan değil, ikinci kitap olan Dünyanın En Kötü Ekürisi ile başladım. Kitap oldukça kısa; sadece 63 sayfa olmasına rağmen içinde yeni tanışmanın heyecanını, biraz dramı ve ailesel bağları başarılı bir şekilde hissettiriyor. Ben özellikle kitabın sıcak ve samimi atmosferini çok sevdim. Bazı okurların bu kitap hakkındaki en büyük eleştirisi ; kitabın fazla dram yüklü olması ve çiftimize çok odaklanmamış olmasıydı. Bu durum benim okuma keyfimi azaltmadı ve beni hiç rahatsız etmedi. Ben kitabı bir kahve eşliğinde yaklaşık 40 dakikada bitirdim. Kısa sürede okunabilen, insana iyi hissettiren ve yormayan bir hikâyeydi. Bu nedenle özellikle metroda, otobüste, okula veya işe giderken okunabilecek türden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çantanıza atın ve keyfini çıkarın. Dünyanın En Kötü Ekürisi Abby Jimenez
Dünyanın En Kötü EkürisiAbby Jimenez · Olimpos Yayınları · 2024615 okunma