10/10
·270 syf.··
2026 59. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Merhaba kitap dostlarım! Sizlere, kitap okumayı sevmeyenlere sevdirecek ya da kitap okurken yavaşlama sürecine girenleri o süreçten çıkarmak için yardımcı olacak bir kitap ile geldim. Yazarın kalemi ile bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Sade, akıcı, merak uyandırıcı bir dili var. Daha ilk sayfalardan sizi hikayenin içine çekmeyi başarıyor. Vidar zor zamanlardan geçerken tesadüfen eski yazlıklarının telefon numarasını buluyor. Numarayı arıyor ve telefon cevap veriyor. Ses, ölmüş babasının sesi. Bu mümkün olabilir mi? Yetişkin olan sen, geçmişteki çocuk olan senle ile konuşabilir misin? Evet Vidar çocukluğu ile konuşmaya başlıyor. Olay örgüsü bazılarına karışık gelmiş ve tekrara düşen yerlerinin olduğunu söyleyenler de var. Ama ben kitabı şu açıdan çok sevdim. İşlediği konu, verdiği mesaj bence hepimizin hayatının dönüm noktası olan, kritik dönemimiz olan “ çocukluğumuz”un, ileriki yaşamımızı nasıl etkileyeceğinin temelini atıyor. Çocukluğumuzda yaşadığımız en ufak travmatik bir olay dahi ileriki hayatımızın her noktasını çok farklı ve beklemediğimiz şekillerde etkileyebilir. İşte Vidar da çocukluğunda yaşamış olduğu ama hatırlayamadığı hatta hatırlamak istemediği, bilinç arkasına attığı bir olayın etkilerini yaşıyor. Bununla yüzleşmesi gerekiyor. Her sayfasında “merak” inanılmaz diri tutuluyor. Kitabı ben asla elimden bırakmak istemedim. Bırakmak zorunda olduğum anlarda da aklım hep kitapta idi. Ne oldu, ne olacak sürekli düşündüm. Eleştireceğim tek nokta, sonucu daha iyi bağlanabilirdi. Biraz hızlıca bir olaya bağlandı gibi oldu. Sonuna kadar nefessiz okudum, sonunda da bir “vaoooov” demek isterdim. Tabiki yine de kitap genel olarak bence çok çok iyiydi. Alıntılar *İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,596 okunma
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:00
SPOİLER İÇERİR!! Serinin tek tek tüm kitaplarına yorum yapmadan son kitapta biriktirdim tüm hislerimi. Benim için gerçekten mükemmel bir kitaptı. Aşkı uğruna tüm dünyayı feda eden karakterler tabii harika ama Mare ve Cal çok daha gerçekçi, insani hissettirdiler her zaman. Cal'in doğumundan beri öğrendiği şeylerden, tacından, babasından ve krallığından vazgeçememesi ne kadar sinirimi bozsa da bir o kadar gerçekçiydi mesela. Çünkü kitapta da dendiği gibi "bu onun kanında var". Bu şekişde büyütülmüş birinin "aa tamam ben demokrasiyi beğendim her şeyi bırakıyorum" demesi asıl gerçekdışı olan kısım olurdu. Aynı zamanda Mare'nin aşk uğruna kendi amaçlarından, kanından ve eşitlik arzusundan vazgeçmemesi de beni çok etkileyen kısımlardandı. Hayatında bir kral istemiyordu, bir kraliçe olmayı hiç istemiyordu. Aşık olduğu adamın peşinden kraliçe olup kızılların kanının gümüşlerle eşit dereceye getirilmesi için çabalama ihtimali yok muydu? Vardı. Ama istediği bir gümüş krallığı altında eşitlik kisvesine sığınarak bir yaşam değil, gerçek bir eşitlik ve özgürlüktü. Sonuna kadar bunun peşinden gitmesi, duyguları ve güvensizliğine kadar Mare benim için gerçekten çok iyi bir kadın karakterdi. Ve geldim asıl açık ve kapanmayacak yarama. Marven... İlk kitaptaki o tatlı çocuk kendini o kadar çok sevdirdi ki sürekli içimde tıpkı Cal gibi bir "acaba" ile bekledim. Acaba Marven doğruyu görür mü, acaba Marven annesinin zihninde yarattığı karmaşayı dizginleyebilir mi, acaba Marven ilk kitaptaki sahte olan ama hep gerçek olmasını istediğim haline döner mi? Yaptığı onca şeyden sonra yaşamaması gerektiğinin ne kadar farkında olsam da ölmesi o kadar içimi dağladı ki... Marven sadece annesi tarafından zehirlenen tatlı bir çocuktu. Zihnindeki yapbozun kayıp parçaları bulunamayacak kadar
Savaş FırtınasıVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 2018762 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sebepler farklı ama insana hissettirdiği aynı. Yalnızlık…
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:13
Kendimi çok yalnız ve çaresiz hissettiğim bir dönemdeyim. Birşeyler için sürekli çabalarken ellerimin her seferinde boş kalması içimdeki heyecanı umudu hevesi öldürüyor. Öyle ki çok severek okuduğum mesleğimi bir daha yapamayacakmışım gibi hissediyorum. Tüm bunların üzerine bu kitap o kadar iyi geldi ki. Okurken hem selime teyzeydim hem meltem. Onları kitabın içinden çıkarıp yüzlerine bakın ben sizim demek istedim. Beni sorup soruşturmayan evlatlarım yok selime teyze ama ben senim ne hissediyorsan karşılığı bende,annem beni terk etmedi babaannem ve dedemle büyümedim Meltem ama bak ben senim demek istedim. Beni nasıl böyle güzel anlatabildiniz merak ediyorum demek istedim. Sıcacık bir kitaptı elimden bırakmak istemedim. Öyle ki dün sabah dişlerimi fırçalarken de tam 3 sayfa okudum
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202514bin okunma
8/10
·304 syf.··
2026 45. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:28
Hey Wilbur! Sen, ben misin? Yaşça büyük olduğunu düşünürsek, ben aslında senim. 81 koca yıl boyunca yaşadıktan? sonra tam umutlarının hayata geçeceği sırada ölen & sonrasında film şeridi denilen şekilde hayatı akıp giderken bir trendedir Yaşlı Wilbur. Tüm hayatının önemli noktalarında tren duracak & o anı tekrar yaşayacaktır ama handikaplar da yok değildir. Mesela, her ne olursa olsun asla genç haliyle konuşmaya çalışmayacaktır çünkü bu akışın değişimine & birçok sorunlu noktaya dönüşebilecektir, başkaları da bundan etkilenecektir. Kısaca bilinmezliğin gelmesini önlemek kaçınılmazdır. Çok sevdim! İlk 150 sayfa benim için ağır akışa sahip sayfalardı, dürüstçe bunu belirterek son 30 sayfa için bile tüm kitabı yeniden okuyabileceğimi söyleyebilirim ama. Hatta yüzümde kocaman bir gülümsemeyle yazarın bu zekice hamlesine şapka çıkardım. Çok satan kitabını okumayanlar muhakkak bu kitap sonrası okumak isteyecektir de bana göre keza birbirine öyle bir noktada bağlanmış ki onu da yeniden mi okumalıyım acaba diyerek bitirdim dostlar. Kitapla kalın -.-
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026436 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 210. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:49
"Ene - Bir Aziz Mahmud Hüdâyî Romanı" oldukça etkileyici ve sarsıcı bir nefs muhasebesi. Hikâyeyi bizzat insanın nefsi anlatıyor. ​ ​Günümüz İstanbul'unda yalnızlaşmak isteyen bir gencin tesadüfen bu kitabı alması ve geçmişte Bursa Kadısı iken her şeyini terk edip nefsini yenme savaşına giren Aziz Mahmud Hüdâyî'nin mucadelesini iç içe anlatır. ​Nefs; kibir, makam sevdası, dünya dertleri ve tembellik gibi maskelerle insanı nasıl yönlendirdiğini, aldattıgını onu iyilikten nasıl alıkoyduğunu açık açık itiraf eder. Zaman zaman bırakmak istesemde , nefsim bunu bana soyleyen diyerek gayretle okudum. sadece bir velinin hayatını anlatmakla kalmaz; bizi kendi nefsimizle çetin mucadeleye iter. ​ Bursa Kadısı Mahmud Efendi'nin huzuruna bir kadın çıkar. Kocasını şikayet için. Kadının soylediğine gore eşi 2gun içinde kabeye gidip donduğunu soyler.ozamanın şartlarında aylar suren yolculuklarla varılan bir yere gidip dönmuştur. Kadı bunu araştırmak için yollara düşer. Eskici mehmet dede onu üftadeye yönlendirir. İşte kadı mahmut efendiden aziz mahmut hudayi ye evrilecegi yer. Herşeyi terk eder sadece kul olabilmek için. Ölmeden önce nefsini öldürebilmek için. ​ ​"Bu kitabı kapatsan da, yok etsen de, unutsan da... seninle konuşuyor olacağım. Hüdâyî mağlup etti beni ama sen edemeyeceksin... Şimdi belki de bir gece vakti son cümlelerini okuyacaksın bu kitabın... Pişman olacaksın yaptıklarından... Sonra sabah olacak, gün doğacak, unutacaksın hepsini... Ben unutturacağım sana... Dünyada son insan öldüğü güne kadar var olacağım ben. Ben nefsim ey insan! Ben senim." (Kitabın sonu) Dogrudan bizimle konuşur nefs. Biraz ürkütücü... Ene, insanı adeta ikiye bölen, içinizdeki görünmez düşmanla tanışmanızı sağlayan ve okunduktan sonra aynaya bakışınızı değiştiren, korkutan , kendine
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
Savaş mı Barış mı??
8/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 23:32
Kipat, öyle hızlı başladı ki olayların içine doğdunuz resmen. Ne olayı! İç sesin, baş kahramanın iç sesinin içine doğdunuz resmen:) bu kader içsel düşünceden zaman bulup da nasıl gerçek dünyaya adapte oluyorsunuz sayın Tarık Tufan bey:) o neydi gııızzz:) ya kitap baya iyi yükseltiyo seni hikaye olarak:) fekatttt gelelimmm son bölümeee:( daha etkileyici bi bağlama beklerdim efenim. Onun dışında Tarık Tufan sanırım ben, senim. Ya da sen, bensin. Ya da hepimiz kolektif bir bilinciz ellam. Ne kadannn cizel ifadelerdi o yazdıkların, o duyguları anlatış şeklin..argolar, küfürler bu kadar mı bi insanın üslubuna yakışır ve cuk diye oturur doğru yerlere.. Esas karaktere sesleniyorum: olummm şu çerçevedeki resimden kurtulamaman benim de içime oturdu son son:) seni bulduklarında nasıl bi manzara olucak hayal ettimdi de trajikomik yaa:)) hikayenin devamı umarım şöyle olur: edoşşş umuyorum ki savaş mı barış mı diye ikilemde bi daha asla kalmazsın:) ve fenafillaha yönelirsin:) rüstoşşş ve Nurhişşş umuyorum ki bulunamazsınız ellam:) Veee nihayetinde Tarık Tufanla tanışmış oldum:) Müge Anlı’da ciddi muhabbetler dönerken tuzlu çubuk yiyen kadın gibisin Tufan:) ortak yönümüz çok bence:) wqjfjjfjf kesinlikle okuyunuz efenimmmm, çok anlamlı, çok keyifli ve merak uyandırıcı bi kitaptı..
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20178,7bin okunma