Bu kitap beni mental açıdan çok yordu.
Şu anda ne hissettiğimi bile bilmiyorum. Şok olmuş bir durumdayım. “ Ben az önce ne okudum ya “ diye düşünüyorum.
Bu nasıl bir son? İnsan, insana bunu yapabilir mi? Nefesimi tuttum okurken. Yazarı boğazlamak istiyorum. Nedir ya bu üç kitaptır kötü son sevdası !
Alt üst oldu duygularım yemin ediyorum nefret ediyorum allahın belası imparatordan. İnceleme yazmayı belkide daha sakin bir zamanda yapmalıyım ama yeni bitirmiş olmanın verdiği öfkeyle hemen yazmak istedim.
Çok ama çok öfkeliyim. Aldrik ve Vhalla’nın aşkını neye dönüştürdünüz böyle? Neden sürekli imparator kazanıyor? Aldrik niye aptal gibi saçma sapan şeyler konuştu? Vhalla’ya kızmıyorum çünkü Aldrik aptal gibi konuştuğu için Vhalla’nın tepkisini fazlasıyla hak etti.
En başından beri zar zor aştılar her şeyi şimdi birden tepetaklak oldu hepsi. Ben yoruldum yazar sen ne düşünerek yazdın bunları ya!
Demiyim demiyim diyorum Daniel mevzusunu gördüğüm kadarıyla kimse konuşmamış. Böyle saçma şey mi olur? Vhalla resmen “Aldrik’e aşığım ama Daniel’i başka seviyorum ondan etkileniyorum” diye ortalarda dolanıyor. Vhalla’nın yüzüne bir tane çarpıp “ sen bu çocuğu aldatmış sayılıyosun aloo! “ diye bağırmak istiyorum. Bunlara kimse takılmamış ama herkes birbirlerine sürekli “ sana aşığım “ dedikleri için laf söylemiş. Ya arkadaşlar düşünsenize biraz, birini çok seviyorsunuz ve onu her an kaybedebilirsiniz üstelik herkes ilişkinize karşı çıkıyor. Her fırsatta sevdiğinizi söylemek istemez miydiniz? Buna takılacağınıza Daniel mevzusuna takılsaydınız ya!
Neyse… Çok şey demek istiyorum ama mutluluğumu alt üst eden bir son olduğu için boğazım düğümleniyor. Ne olacak hiçbir fikrim yok, resmen boşlukta hissediyorum. Üstelik kötü sonlardan nefret eden biri olarak aldığım her kitapta
Toprağın SonuElise Kova · Yabancı · 20182,846 okunma
Duygularım darmadağın…
Bu nasıl bir kitaptı böyle? Okurken delireceğim sandım. Kitabı okumayı geçtim resmen kitabı yaşadım. Başlarda Vhalla için “ söyle artık lanet olsun söyle gitsin yeter ! “ diye çıldırdım. Sonra bir an için Aldrik’e öyle sinirlendim ki kitabı fırlatmış olabilirim. Ama meğersem hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş sonradan sakinleştim. :)
Kitapta aşk üçgeni hissiyatını alıyorum ama umarım öyle bir saçmalık olmaz. Vhalla’ya o konuda çok kızgınım. Neyin ikilemine düşüyor anlayamıyorum. En nefret ettiğim şey aşk üçgeni konusu. Sahneler kısa kısa geçiyor sonra Aldrik’le olan sahnelerini okuyunca seviniyorum ama Vhalla nasıl suçluluk duymuyor anlamıyorum. Şu anlık bir şey yok ama ilerleyen kitaplarda eğer olur da aşk üçgeni mevzusuna girilirse hemen okumayı bırakırım. Çünkü böyle bir saçmalığı kaldıramayacak kadar sevdim bu seriyi.
“ Ben hanedanın malıyım “ cümlesini bir kere daha okursam yazarın evini basmaya gidebilirim. Bıktım ama yeter yani ! Vhalla’nın gitgide güçlenmesini büyük bir keyifle okudum. Kitap oldukça sürükleyiciydi. Fazlasıyla iyi kurgulanmış bir kitap. Aldrik’e her sayfada ayrı bir düştüm. Bayılıyorum kendisine.
Kitabın sonu öyle kötü ki bitirdiğimde yaklaşık 5 dakika son paragrafı okuyup durdum. Ama kötüyü düşünmemeye çalışıyorum. Mantıksal bakarsam öyle bitmesinin imkanı olmadığını düşünüyorum. Ama bu yazara güven olmuyor ne yazık ki. Kendisi kitap boyunca benden bir sürü insanı kopardı. Yine de umudum fazlasıyla var.
- SPOİLER -
Ve gelelim Larel’e… Bir yanım neler olabileceğini bilse bile bilmemezlikten geldi. Asla kabullenemiyorum ölmesini. Neden ? NEDEN ? Çok sinirlendim gerçekten. Nedir bu ana karakterin en sevdiği, destek gördüğü yan karakteri öldürme sevdası? Mantıklı bir açıklaması yok yani. İlk kitapta da yakın arkadaşı öldü
Ateş DüşüyorElise Kova · Yabancı · 20183,231 okunma