İsteyene şiir yazılır amaç tebessüm bahçesi oluşturmaktır.
Sadece okuduklarımı okumuşların anlayabileceği bir ruh hali barındırıyorum...
Kendince bir şair
Her güne bir şiir...
Boğaziçi Köprüsü'nden kopan taksi Etiler'e doğru yol alırken, radyoda Orhan Gencebay'ın Hayat Kavgası şarkısı çalmaya başladı. İbrahim Kurbanların evinin önüne geldiğimizde şarkı henüz bitmemişti. Şoföre parayı saydım, fakat arabadan inmedik. Şoför, soru soran gözlerle suratımıza bakıyordu. İşaret parmağımı dudaklarıma götürerek, "hışşşş" dedim. Şarkı bitti. Biz taksinin arka kapılarını aynı anda açıp dışarı çıkarken, İbrahim Kurban başını içeri uzatarak durumu şoföre açıkladı: "Orhan Gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan."
Bir film seyrederken ya da roman okurken kahramanlardan biri sigara içmeye başlayınca ben de onlara katılıyorum. Ve biricik okur, şu anda sizin de sigaraya uzandığınız gibi bir his var içimde.
Pek güzel bir şey bırakamıyorum ardıma,
Yine de beni takip et.
Seni götüreceğim suları sevebilirsin.
O yontulmuş taş evi sevebilirsin.
O derin, dalgalı okyanuslar yok.
Küçücük bir derenin kenarında,
Sessiz kımıltılar içinde,
Sana yaslandıkça titreyen kalbimi sevebilirsin.
Takip et beni.
Ardıma bıraktıklarımı bir inanma gerekliliğinde sürdür.
Bize devamlılık şart.
Güzelim, diyemedim ki senin defalarca yaslandığın o kayalıkta saçlarımı kestim.
Takip et beni, gördüğün ilk pencereden yürü.
Ardıma bıraktığımın ilk perdesini aç.
Devam et, devam, devam!
Açıkça bir cazibesi yok şurada bıraktığımın, yine de…
Neyi nasıl sevdiğine dair bir fikrim yok.
O ilk perdeyi kaldırdığın zamanı seçebilirsin.
Sessiz kımıltılar duyumsayacaksın, bu duyumla sevmeyi bilirsin.