ENNN SEVDİĞİM ROMANTİK KİTAP
Puan vermedi·448 syf.··
2026 45. kitabı
Merhaba okuma listenize yeni bir seri eklemeye hazır mısınız? Cevabınız evetse incelememi okumaya devam edin. Bu kitabı da, yazarını da büyük ihtimalle internette fazla görmemişsinizdir. Ben de görmemiştim ta ki bir gün D&R da öylesine dolaşmaya girene kadar. O gün kapağının bende farklı duygular uyandırmasının ardından kitabı satın aldım ve eve gelir gelmez de başlayıp bitirdim. Tek oturuşta 575 sayfayı yalayıp yuttum. Ve kitabı bitirdiğimde koyu beşiktaşlı olmama rağmen Galatasaray marşları dinlemeye başlamıştım:)) kitabın bende bıraktığı etkiyi siz düşünün... KESİNLİKLE 10/10 BİR KİTAP, 10/10 YAZIM DİLİNE SAHİP VE DAHA ÇOK ÜNLENMESİ GEREKEN BİR YAZAR. okumayan bin pişman. Önerimdir, tavsiyemdir, okuyun okutturun:)
Doksan Artı DörtGülben Sakar · Pukka Yayınları · 2024592 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:03
Beni derinden etkileyen ve okurken hem ağlatıp hem büyüleyen bir kitaptı. Kitabı okurken çok fazla yerin altını çizdim ama bunu yaparken bir kağıt parçasına çizik atıyormuş gibi değil de bir ruha ben seni anlıyorum senin hissettiklerini bunu okurken bende hissediyorum demek gibiydi bu sefer. Yazım diliyle olsun hikayelerin ve karakterlerin derinliğiyle olsun en sevdiğim kitaplar arasında yer almayı başaran bir kitap oldu. İçinde bir çok hikaye barındırıyordu. Hikayeler ne kadar kısa olursa olsun sindirmesi bir o kadar da uzun sürüyordu. Her hayatı her ruhu okuduktan sonra oturup duvara bakarak okuduklarımı sindirmeye çalıştım. Bütün hikeyelerin olayı karakterleri o kadar güzeldi ki bir favori seçemedim aralardan. Kitap ile alakalı o kadar uzun konuşabilirim ki ama hem buraya çok uzun bir şey yazmak istemediğimden hem de gerçekten çok uzu olacağından bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum. Eğer bir gün yolunuz bu kitaba düşer gözlerini kelimelerde dolaşırsa. Uzun uzun konuşabiliriz kitap hakkında. Ve son olarak sessizlikle lanetlenmiş ölümsüzler tarafından ihanete uğramış o ozan umarım bizde seni hayal kırıklığına uğratmayız.
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025632 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024160 okunma
Onun sayesinde...
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Öncelikle söylüyorum ki okuduğum açık ara farkla en iyi kitaplardan biri. Okurken yaşadım, yaşarken okudum bu kitabı. Kaç kere başa sardığımı bile unuttum. Her seferinde aynı lezzet ve güzelliği veriyor. Tamam kabul ediyorum kalbimin bir kısmı da yine bu kitaba ait. Kimseye açıklayamadığım duygularımı bu kitaptaki karakterlerde görmek yalnızlığımı bir nebze olsun unutturduğu için hem yazara hem kitaba hem de bütün fellowshiplere çok çok çok teşekkür ederim. Bu kitap olmasa bu kadar harika insanlarla bir araya gelemezdim. Bu kitap olmasa asla yolum kesişmeyecekti bu yoldaşlarla. Kitaptaki her karakter benim hem arkadaşım hem yoldaşımdı evet. Bazı insanlar şey diyor, "Ya onlar gerçek bile değil!" Dostum... Gümüş Yürek oku... Bilmiyorum bazı insanlar hani derler ya benim için kıymeti çok farklı. Açıkça söyleyim ben Damla'ya önyargı duyarak başladım ilk. Bence bir yazar karakteriyle ya da kişiliğinden önce yazdıklarıyla insanın sevgisini kazanmalı. Yazdıklarının önüne geçmemeli. Yazar demek yazılarıyla meydana gelen kişi demek benim için. Bende tam olarak buna tanık oldum ve ön yargımı ilk defa böylece kırmış bulundum. Duygularımı pek dile getirebilen bir insan olmasamda bu kitap bana bunuda yaptırdı. Karanlıkta yanımda ışık, yolumu kaybettiğimde arkadaşım oldu. Umarım benim gibi yalnız olan daha nice insana yol ve ışık olur. Yol sizden yana olsun dostlarım...
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,678 okunma
8/10
·456 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:47
Selamlar. Nasılsınız? Ben bolca kahkaha atarak okuduğum bir kitapla karşınızdayım. Gelin sizleri Elbis ile tanıştırayım. Kendisi Kosyna şehrinin minik bir köyünde yaşayan şifacıya en yakın ama cadı olduğu düşünülen bir kadının çırağı ve evlatlığıdır. Oro ana ondan yine değişik şeyler istemişti. Listeyi tamamlamak için bir tilki ve karataç çileğine ihtiyacı vardı. Tilki bulunamayabilirdi lakin deliyürek ormanında çilekleri bulabilirdi. Kim derdi ki tilkiyide bulacak hayal mi gerçek mi belli olmayan bir şekilde o tilkinin peşine düşecek ve hatta genç canavarların eğitilmesi amacıyla kurulmuş Nyxhaven Akademisin de öğrenci olacaktı. Peki sıradan bir insanın bu akademi de ne işi vardı? Gerçekten Elbis gibi bende bu durumu anlayamıyordum. Gerçi bu kadar karmaşanın içinde normal birilerinin olması iyiydi. Mevzunun gerçek olduğunu anlayınca kafasında bir plan oluşturdu. Bu plana göre insan olduğunu belli etmeyecek ve buradan çıkmanın bir yolunu bulacaktı. Birde şimdiden okulda göze batmış, bir goblin ve bir vampirin düşmanlığını kazanmıştı. Bu akademiden çıkmanın bir yolunu bulabildi mi dersiniz? Ayrıca kıyamam ortamı ve olanları hayali sanması, hayal sandığı halde Viktor ile kurdukları o ilk bağ resmen kalbimi ısıttı. Elbis ve olup olmadık yerlerde acıkmaları beni kahkahaya boğdu. Buradan gitmeliydi. Kaçma denemeleri bir yana artik kendini ait hissetmesi de onu zor duruma sokuyordu. Lenora ve Viktor benim üzümlü eklerim. Favori yan karakterim kesinlikle Viktor. Her şey bir yana bir de akademide kaybolan öğrenciler işi dahada ilginç hale getiriyordu. Söylemeden geçemeyeceğim bir durumda kitap içinde kitaplar ve kütüphane muhabbetine bayılmış olmam. Tilki kızım, tanrıçam neden bu çocuğumu buraya getirdiğini anlatmadı ama bolca yol gösteren kaoslar çıkardı. Kitabın en
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:43
“Herkes Tanrı’nın kendisini seçtiğine inanıyor; Hristiyanlar, Müslümanlar…” seçilmiş din. Sizce de böyle bir şey var mı? Kutsal metinlerin arasına sıkıştırılmış ırkların kendini üstün görmesini sağlayan Tanrı’nın kelamı. Peki soruyorum Tanrı sizce kendi yarattığı kullar arasında ayrım yapmış olabilir mi? Birini diğerine zulmetsin diye yaratmış olabilir mi? Bence hayır. Bahsedildiği gibi adil ise tabi :) Çok tartışmalı bir cevap olur sanırım, bunu farklı konulardan da ele alıp din teması üzerinden konuşmazsak. Herkesin kendine göre bir din anlayışı var. Hatta bazılarının işine göre. Bana göre; başı sıkışınca Tanrı’ya inancı sonsuz olabilen, iyi zamanlarında Tanrı’yı unutabilen bir varlıktır insan. Göreceli ve sonsuza kadar tartışılabilecek bir konudur bu. Sen ak dersin ben kara. Ben inançlıyım derim sen inançsızsın dersin. Kime göre,neye göre. Ayrıca Sanane ve Bananeee? Başkalarına düşüncelerini dikte etmeye calismadığın sürece bence bir mahsuru yok. Bazen tabi dilimizi de tutamıyoruz o da ayrı. Bir şeylere körükörüne inanmak yerine benden asırlar önce yaşamış insanların düşüncelerini okumayı tercih ederim. İşte bu kitap tam olarak bizim (benim) merak ettiklerimi-zi belki de sormaya çekindiğimiz tüm soruları Spinoza eşliğinde okurla cevaplamaya çalışıyor. Şimdi gelelim kitabın konusuna; 1656 yılınının Amsterdam’ı ve Spinoza. 1910 yılının Estonya’sı ve Alfred Rosenberg (hitlerin en büyük akıl hocası, büyük fikirlerin gerçek babası) Geçmiş gelecek arasında gidip gelerek yazılmış bir kitap daha çok felsefe üzerine kurulmuş. Yalom iki insanın davranışlarının düşüncelerinin derinlerine inerek onları bir psikoterapist olarak ele alıyor. Cemaatin batıl inançlarını kabul etmeyerek, aforoz edilmiş Spinoza’nın bazı kaynakların gerçekliğine dayanarak bir topluluğuna dahil
İnsan ve Duygular
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20192,704 okunma