''Gelecek yıl 21 Aralık'ta Maçi Piçu'da olacağım. İnkaların yitik kentinde Andların hayalet flütlerini dinleyeceğim. Çoktan unutulmuş bir Kızılderili ağıdını, onun için yeniden yaratacak, yaz güneşi altında tek başıma ağlayacağım. Bir geçmişi yeniden, bir defa daha bulacağım.''
''Benlik ile dış dünyanın, geçmiş ile geleceğin, ölümle hayatın ince, keskin, kaygan ve kesinlikle düşsel sınırında yapılan bir yolculuktu bu; bir kaçış; bütün gerçek kaçışlar gibi bir kendinden kaçıştı. Bütün gerçek yolculuklar gibi dönüşsüzdü de. Lanetlenmişti, kutsanmıştı. Bir sürgündü.''