Kitap genç bir çocuğun kendi kültürünü ve çevresini tanıma sürecini anlatıyor. Eğitimin sadece kitaplardan vs. değil hayatın her alanından öğrenebileceğini vurguluyor. Okurken aklımda canlanan, Hababam Sınıfı'ndaki Mahmut Hoca’nın unutulmaz okul tanımı oldu. "Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenimin, bilginin var olduğu her yer okuldur. Yaşamayı, mücadele etmeyi, doğa ile savaşmayı öğrenirsiniz. Bilgili olmayı, en önemlisi kendinize karşı saygıyı öğrenirsiniz. Bu saydıklarım eğer bir okulda yoksa, orada sadece bir taş yığını vardır..." Yaratıcılığı körelten eğitimi sorgulayan her okur için keyifli olacaktır. Sevgiyle kalın.
Nezihe Muhittin bu girişimleri şöyle savunuyordu: "İnkılapları doğuran hamlelerdir. Bu hamlelerimize her seçimde devam edeceğiz ve nihayet bizler de bu hakka her vatandaş gibi katılacağız."
Görüyorsun, Küçük Ağaç, öğrenmenin yapmaktan başka yolu yok. Senin buzağıyı almanı engelleseydim, her zaman bir buzağın olması gerektiğini düşünecektin. Sana satın almanı söyleseydim, öldüğü için beni suçlayacaktın. Yaşam içinde öğrenmek zorundasın.