“Şimdiyse ilk kez yalvaran, incinen, çekinen ve şüphe duyan taraf kendisi olmuştu. Aşkın yolunu ve dilini bulamıyor, sevdiceğinin bariz masumiyetinden korkuyordu.
Farklılaşan bir dünyayla tanışmanın sürekli değişen evrelerinde ve o dünyanın hareketlerine göre dönüp dolanarak yol alma süreci boyunca öğrendiği bir kurala göre, eğer bilmediği bir oyun oynayacaksa, önce karşı tarafın hamle etmesine izin vermeliydi. Binlerce kez faydasını gördüğü bu kuralı uygularken aynı zamanda bir gözlemci olarak da kendini yetiştirmişti. Yabancısı olduğu oyunu izleyip rakibin zaaf anını, kendini ortaya koymak için oyuna dahil olabileceği zamanı kollamayı biliyordu. Kavgada birbirine girişmeden önceki karşılıklı dayılanmaya benziyordu. Nitekim kavgadaki engin tecrübesiyle bu açılışları iyi bilir ve gayet iyi yapardı.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!