“…komünist sistemde bunu çok daha ileri götüren kişi Tito’dur. Kendisi Hırvattı ama Hırvatlara hiç yüz vermezdi, en yakın arkadaşını Arnavutlara eziyet ediyor diye işten attı.”
“Eski Roma’nın lejyonerlerini biliyoruz; bir lejyoner yemeğini de yapar, söküğünü de diker, hastalığını da tedavi eder, atına bakmayı da bilir. Savaş teknikleri konusunda çok ustadırlar; mesela en hafif bir emirle kalkanlarını bir anda bir araya getirip adeta zırhlı bir kaplumbağaya dönüşürler.”
“Firdevsi bunları bir araya getirip Şehname’yi yazıyor. Bizim efsanelerimiz, hikayelerimiz var ama bunları yazıya geçirmemişiz. Kültürel açıdan büyük bir kayıp.. Firdevsi eserini (Şehname) Gazneli Mahmud’a sunuyor ama Sultan için ‘Melik-tazi-guyend’ ‘barbar dili konuşan hükümdar’ diyor. Sultan da Şehname’nin inceliğini ve güzelliğini hakikaten anlamıyor, Firdevsi’ye düşük bir bahşiş veriyor. Şair saraydan kızgınlıkla çıkıp, o parayı bir tellağa bahşiş olarak veriyor ve Gazneli Mahmud için ağır bir dörtlük yazıyor. Onu sonradan Figani çaldı ve Pargalı İbrahim Paşa’ya kullandı.
‘Du İbrahim amed bed’in cihan/ Yeki but-şikest şod yeki but-nişan’ ‘Bu dünyaya iki İbrahim geldi/ Biri put yıkar, biri put yapar’
“Hüsrev-i Nuşirevan ava gitmiş, kebap yapıyorlar fakat tuz yok, kullar bir köye gidip oradan tuz getirecekler; Hüsrev, ‘tuzun bedelini doğru dürüst ödeyin’ diyor, Maiyet, ‘o kadar tuzdan ne olacak?’ deyince Hükümdar, ‘Melik, köylünün bağından bir elma koparıp yese, kullar arkadan gelip bütün ağacı devirir’ diye cevap veriyor. Bu yağmacılığın yukarıdan aşağıya nasıl yayıldığını anlatan güzel bir cevap.”