Puan vermedi·423 syf.··
2025 496. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 00:00
"Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Aşk hariç!" Senin hikâyeni yazmak iğneyle kuyu kazmak kadar zordu, ancak seni anlamak ondan bile daha zordu. Kaleme alındığından beri hakkında bir sürü şey yazıldı çizildi, pek çok akademik çalışmaya ilham oldun, seni sevenlerimiz de oldu, senden nefret edenlerimiz de. Seni büyük bir hevesle okuyup sana hayran kalanlar da vardı aramızda, bu ne biçim bir kitap deyip senin hikâyeni yarım bırakanlar da oldu. Hikâyeni beğenenler çok beğendiler, öyle ki tekrar tekrar okudular ve her seferinde başka işaretler buldular. Hikâyenin sonunu öğrenemeyenler çok şey kaçırdılar. Olsun, onlara da sonunu biz anlatırız, olmaz mı? İtiraf etmek gerekiyor ki seni anlamak kolay değildi, çok uzun cümlelerle kafamızı bulandırdın, neyin nerede başladığını, nerede son bulduğunu anlamak hiç kolay olmadı. O kadar çok şey anlattın ki bize bir ara ne okuduğumuzu da unuttuk. Senin hikâyeni ne şekilde okumamız gerektiğini bilemez olduk, o yüzden hepimiz seni farklı şekillerde yorumladık. Hikâyeni sadece biz değil, dünya da beğendi. O kadar beğenildin ki sana ödül bile verdiler bu yüzden. Hem de en güzelinden. Nobel Komitesi sana ödülü verirken en önemli gerekçe olarak senin hikâyeni gösterdi. Orada çok da güzel bir konuşma yaptın. Sana bunları yıllar önce söylemek isterdim ama bir türlü cesaretimi toplayıp sana yazamadım. Seni çok seven bir okurun bu konuda beni cesaretlendirmeseydi sessizliğimi daha uzun yıllar bozmayacaktım sanırım. Ben senin kadar güzel yazamıyorum, her şeyi birbirine karıştırıyorum, ama sen dikkatli bir okursun aynı zamanda, Rüya kadar olmasa da sen de şifreleri çözmeyi seversin, eminim bu yazımda sakladığım şifreleri seninle birlikte dikkatli okurlar da çözeceklerdir. Ben nereden başlayacağımı bilmiyorum, çünkü senin hikâyenin bir başı
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,7bin okunma
Öcalan ve PKK'nın, 24 Anayasası ve Lozan düşmanlığı
9/10
·498 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 10:44
Kürt Kökenli vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı, yıllardır bizlere “Abdullah Öcalan” diye tanıtılan, şimdi de “Kürt Halk Lideri” diye takdim edilen Ermeni asıllı Artin Agopyan’ı iyi tanımalı. Türk-Kürt çatışması yaratarak Türkiye’yi bölmeye çalışan ülkelerin maşası olduğunu görmeli artık. Tarih, çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı demeden kendi halkını katleden, aşağılayan bir “Halk Önderi”ne tanıklık etmemiştir. Öcalan, denildiği gibi gerçekten “Kürt Halk Önderi” olsa, Terör Örgütü PKK’nın ilk eylemini kendi halkına yapar mıydı? Çabuk unutan bir toplumuz. Biz yine de hatırlatalım. Öcalan’ın lideri olduğu, PKK terör örgütü ilk eylemini 20 Haziran 1987’de Mardin’in Ömerli İlçesi’ne bağlı Pınarcık’ta yaptı 16 çocuk, 6 kadın, 8 erkek toplam 30 Kürt vatandaşımızı katletti. Abdullah Öcalan'ın “Ermeni” olduğu iddiası sadece ASALA gibi örgütlerin 1973 ve sonrası başlattıkları eylemler olmadığı, en önemli kanıtların öldürülen PKK'lıların bir kısmının sünnetsiz oluşu ve teslim olan teröristlerin anlattıkları olmuştur. “Fransa Kürdoloji Enstitüsü, Ermenilerin ve Kürtlerin ARİ olduklarını ve Kürtlerin, Ermenilerle amcaoğlu olduklarını iddia ederek, Kürt-Ermeni işbirliğini” sağlamaya çalışmaktadır. 1980’lerde 51 Elçimizi Şehit eden ASALA, Abdullah Çatlı ve ekibi tarafından susturulunca, PKK ile işbirliği yaparak, eylemlerini Türkiye’nin doğu kesimine kaydırarak, hem Kürt haklarını savunur göründüler, hem Kürt öldürmeye başladılar. Son zamanlarda isminin sonuna “Yan” yazan Kürt severler türedi. Öncelikle Kürtlerde sonu “Yan” ile biten isim olmaz. Bakıyorum Şiwan Serciyan adını kullananlar var. Benim bildiğim Ermenilerde “Yan” ile biten isimler olur. Koçaryan, Fıstıkçıyan gibi isimler Ermeni isimleridir. Bu isimleri taşıyanlar gerçekten Kürtler mi merak ediyorum? PKK
Geçmişten Günümüze Kürt Siyasi HareketiMurat Köylü · Hiper Yayınları · 01 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 07:09
Diken ve karanfil'de, Filistin'de yaşanan gerçek olaylar yazarın anlatımıyla beraber romanlaştırılıyor. Filistin halkının yaşantısı kendi içlerindeki dayanışma ve ayrılıklar, işgal güclerine karşı verilen mücadele gayet açık ve akıcı bir dille anlatılıyor. Okudukça olayın içine çekiliyorsunuz. Olaylar başkarakterimiz Ahmet ve ailesi etrafında gelişse de okduğumuz bir sonraki paragrafta ansızın başka bir yere ve başka bir karaktere de geçebiliyor. Bu geçişler bazen karışıklığa neden oluyor fakat ilerledikçe geçişlere alışıyorsunuz. Karakterlerin sayıca fazla olması ve isimlerinin benzemesi anlamayı biraz zorlaştırıyordu ama her bir karakter anlam olarak çok güçlü işlenmişti. Özellikle Ahmet'in amcaoğlu İbrahim, hem düşünce hem de davranış olarak gerçekten çok iyiydi. Karakterlerin hepsini çok sevsem de İbrahim benim için kitabı çok ayrı bir boyuta taşıdı. Son sayfasına kadar keyifle okudum. Size de keyifli okumalar dilerim
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Ekin Yayınları · 20241,054 okunma
10/10
·396 syf.··
2025 78. kitabı
Dilvan A. Hanım Çolak Çocukluğu konakta çalışanların oyun arkadaşlığıyla,gençliğiyse ev hapsiyle geçen babasının koyduğu her katı kuralı ikiletmeden yerine getiren Avil,sabırda bir yere kadar deyip en sonunda hem #töre ye hem babasına baş kaldırır. Oysa ki Avin in tek bir hayali vardı o da okuyup Avukat olup,yaşadığı toprakları terketmekti. Babası ise geri kafalı bir adamdı.Ona göre kız çocuğu okumaz,evlenip,kocasına kadın,çocuklarına ana olurdu. İnanın kitabı ilk okumaya başladığım anda daha Avin in babası olacak Nemrut’u hemen kara defterime not ettim.Kız evladını kendi malı gibi gören tüm erkeklerin soyuna bir kibrit suyunu çakmak istiyorum. Kızı okuyacağım diye diretirken kendi kendine Şerzat a söz verir.(Sanki kendi evlenecek çatlak yaa) Evdeki hesap çarşıya uymaz Avin silahı alıp başına dayar.Son anda gelen amcaoğlu,olaya el koyar. Avaz,Mirşad aşiretinin güçlü ağası Maran a,Avin le evlenmesini söyler. Maran,Avin in okuyup avukat olmasını destekleme şartıyla bu anlaşmalı evliliği kabul eder. Uzun zamandır bu türde bir eser okumamış olmanın merakıyla inanın 396 sayfa su gibi akıp gitti.Yazarımızın kalemi de tek kelimeyle muazzamdı.Okurunu yormuyor,simdi neler olacak merakıyla sayfalar gözümün önünde hızlı bir sörf yaptı.Ama kitap oyle bir yerde bitti ki acaba devamı ne zaman gelir diye simdi kendi kendimi yemeğe başladım bile Maran,Avin i seven Cesur u deliler gibi kıskanıp Avin i kısıtlamaya kalktığında Avin de Maran ın sakladığı acı gerçekleri bir bir yüzüne vurmaktan geri durmayıp,haklı olarak sivri dilini konuşturmaya başladığında,bu meydan okumada tabi ki benim tüm alkışlarım Avin eydi arkadaşlar Ama guzel bir hesaplaşma oldu.Tabi ki tuttuğum taraf Avin di.Marancım hiç kusura bakma okurken ayyy! diye içimin eridiği yerler olduğu gibi ahh!simdi yanımda olsa da
DilvanA. Hanım Çolak · Ulysses Yayınları · 202510 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 84. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2023 00:05
Çok güzel bir hatıra okudum. Naciye Sultan'ın anlatımı o kadar duru ki. Ayrıca pek de mütevazı. Vatansever, yardımsever, içten, nazik bir kadın. Sultan Abdülmecit'in torunu olan Naciye Sultan, Abdülmecit'in yedi erkek evladından biri olan Süleyman Efendi'nin kızıdır. Babaannesi ise Sultan Abdülmecit'in üçüncü eşi olan Selfiraz Kadın'dır. Annesi ise babasının, güzelliği ile meşhur olan üçüncü eşi Ayşe Tartızer Kadın'dır. Kitabın ilk sayfalarında Naciye Sultan yetiştiği ortamı ve bunlarla ilgili anılarından bahsediyor. Padişahın her çocuğunun ( bir çok eş aldıkları ve aşağı yukarı her eşten de çocukları olduğunu düşünürsek) bu kadar refah içerisinde yaşaması... Akrabalık ilişkilerinin neredeyse hiç olmaması beni çok şaşırttı, yanyana saraylarda yaşayan kardeşler bile birbirini ziyarete gitmezmiş. Fakat Hürriyetten sonra( 2.Meşrutiyet) bu değişmiş. Naciye Sultan'a talipler de çıkıyor bunlardan biri amcaoğlu. Buna şiddetle karşı çıkılıyor, başka birçok taliplerinin arasından Naciye Sultan, Enver Paşa'yı seçiyor. Böylece Enver Paşa saraya damat oluyor. Fakat çok fazla birlikte kalamıyorlar, Enver Paşa yurt dışına çıkmak zorunda kalıyor. Bir müddet sonra Naciye Sultan peşinden gidiyor. Beni en çok duygulandıran kısımlardan biri Enver Paşa'nın ölümü oldu. Çünkü eşine güvenliği ve daha kolay çalışabilmesi için kendisini ölü göstermesi gerektiğini söylüyor. Fakat gerçekten de ölüyor. Naciye Sultan bunun düzmece bir ölüm olduğunu sanıyor elbette. Tam üç ay sonra Enver Paşa'nın öldüğünü öğreniyor. Gerçekten çok acı. Eşinin ölümünün ardından bir müddet sonra kaynı ile evleniyor. Çocukların amcaların zaten çocuklara çok iyi babalık yaptığını ve bu yüzden onunla evlendiğini anlatıyor. Bu kitapta beni etkileyen pek çok şey oldu, Bursa'da gördüğü perişan haldeki, kocası harpte olan
Hatırat
Enver Paşa’nın Eşi Naciye Sultan’ın HatıralarıBurak Enver · Kronik Kitap · 2023233 okunma
7/10
·392 syf.··
2022 67. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2022 12:30
Kitap üç karakter üzerinden anlatılıyor. Meryem, amcaoğlu Cemal ve profesör İrfan Kurudal. Profesör kendi hayatından sıkılmış ve artık farklılıklar istiyor. Bu yüzden her şeyini bırakıp denize açılıyor. Cemal askerde travmalar yaşıyor. Ölümle burun buruna olan zor zamanlar geçiriyor hatta arkadaşlarını kaybediyor. Meryem ise amcasının tecavüzüne uğramış ve ölmesi istenen genç bir kız. Tabi bunu yapanın amcası olduğunu söylemiyor. Cemal askerden dönünce aile büyükleri Meryem’i İstanbula götürüp öldürmesini istiyorlar. Böylelikle Cemal ve Meryem bir yolculuğa çıkıyorlar. Ama Cemal Meryem’e kıyamıyor. Sonra profesörle yolları kesişiyor. Böyle anlatınca konusu ilgi çekici. Yazarın anlatımı da hoş ve akıyor. Ama araya çokça serpiştirdiği görüşler, yanlış dini bilgiler fazlasıyla gözüme batıyor. Konuya odaklanamıyorsunuz. Araya Seher ve bir muhabir girdi mesela. Hikayeyle alakasız tamamen bir takım konulara değindiler. Bu görüş bildirme çabası Elif Şafak’ta da var ve artık şuna dönmüş; görüşlerin arasına hikaye yerleştirmek. Bu açıdan ben kitabın filmini daha başarılı buldum. Sadece hikayeye odaklanılmış ve benim istediğim gibi biraz romantizm de vardı. Kitapta bekliyorsunuz ki Cemal madem Meryem’e merhamet gösterdi bari kıza aşık olaydı. Ama sonu hariç hiçbir şekilde aralarında bir yakınlaşma olmuyor. Sonu da zaten Cemal’in düşüncelerinden ibaret. Meryem başını alıyor gidiyor. Filmini çok beğendim ama tabi ki kitapla beraber daha iyi anlaşılıyor bazı kısımlar. Filmi tam mutluluk olmuş.
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,7bin okunma