Marki! 2022/pt-2
- Ne işiniz var burada? - il y a un prodige - Seni anlamaya zamanım yok. - Hayata neresinden bakarsanız bakın, hayal gücünüz yetmiyorsa tekte kalıyorsunuz.. - Neden takip ettiniz? - Yüreğimi ısıttın, yukarı sırasıyla ama sen alev değil de bir çiçeksin. Çiçeklerle uzun uzun konuşulur öyle değil mi? - Çıkın dışarı, bana engel oluyorsunuz. - Büyümenin cehennemine hiç uğramak isteme. Kişisel karşılık değil, tesadüf ve önlem. Ama oturup kalkma da, burası bu kadar. Sadece otur-kalkla büyüyen kişi istediğinde yürüyebileceğini hatta koşacağını bile unutur. Asıl cehennemse o zamanlardır ve dünya bir ormandır; her çeşit hayvan vardır ve üzgünüm hayvanlara bu yakıştırmayı yaptığım için. Sadece bir örnek. - Buraları bilir gibi konuşuyorsunuz ve ayrıca benim ormanım sandığınız gibi değil. - Nasıl? - Sakin, kavurucu sıcakta sığındığın ağaç altında yüzünü okşayan ılık rüzgar gibi, bazense.. - Sustun. - Beni yargılarsınız diye. - Burada seni yargılayacak kimse yok. Mektuplarınla birlikteyken ve burada tek başına olduğun vakitlerde nasılsan, sessiz, çaresiz ya da çok arzulu yahut şımarık ve uyuşuk. Şimdi, sen her ne isen bana onu ol. Senden bunu istiyorum. - Çok beklersiniz öyleyse. - Ama hoşuna gidiyor. - Bu kadarı da fazla! - Konuşmanızı buyuruyorum öyleyse, sonuçta ben bir askerim. - Beni takip edip, evime kadar girip utanmadan bir de itaat etmemi mi söylüyorsunuz? Siz nereden geldiniz bilmiyorum ama sizin bilmeniz gereken bir şey var, burada hiçbir rütbe bana işlemez. - Sana bayıldığım kaçınılmaz olduğu için, benimle her yerde olacağına söz verebilirim; doğuşlarını, patlayışlarını ve sönüşlerini merak ediyorum. Hep böyle misindir sen? Evren öyle büyüleyici ki, ben de bu kargaşadan bir nasip alıyorum herkes gibi.. Ve suç bende değil, beni buraya sürükleyen çıkmazda. Görkemli
Ben bir ormanım ve karanlık ağaçların olduğu bir geceyim; ama benim karanlığımdan korkmayan kişi, selvi ağaçlarımın altında güllerle dolu kıyılar bulacaktır.
Reklam
Benim ormanım
Birkaç gündür Forest kullanıyorum ve bence işe yarıyor. Ekran süremi aşırı düşürmese de canım sıkıldıkça telefona bakma huyumu bıraktırdı sayılır. Umarım ekran süremi düşürmemi de sağlar.
Heba etmem yaşımı can suyu olsun fidanıma
Hayatımın her yolculuğunda, yırttığım her sayfada bir ağaç dikmek istiyorum. Bir ormanda gür bir limon ağacının altından geçerken seni gördüm ve izini kaybettim. Bir rüyaydı bu, kısacık. Sadece yoğun bir limon kokusu kaldı, bir de minik bir acı. Parmaklarıma batan iğneler, sivrisinekler yüzünden. Senin için bir limon ağacı büyüteceğim. Uçsuz bucaksız topraklarım yok ki benim. Utanç verici derecede şehirliyim, bir balkona sığacak kadar yeşillerim. Ve sığmıyor budamadığım ormanım saksılara. İşte orada bir limon ağacı büyüteceğim. Beni rüyadan uyandıran o kokunun, izini süreceğim. Sararacak limonlarım, bir zamanlar senin doğduğun sabahlarım misali Ben toprağımdan uzak güneşten ve sudan mahrum yaşarken Sararacak limonlarım, sensiz geçen zamanla olgunlaşırken Boğazımda yakıcı bir ekşilik kalacak.
Stephen King - Peri Masalı
Stephen King’in Yeni Kitabı Peri Masalı Üzerine Bir İnceleme (ALINTIDIR) Stephen King’in en yeni kitabını okumaya... biraz endişeyle başladım. Bir King hayranıyım ama "aşırı" bir hayran değilim; kaba bir tahminle kitaplarının muhtemelen dörtte birini okumuşumdur. Bir Stephen King hikayesinin içindeyken bunu anlarım; kendine has bir tarzı, eğilimleri ve mitosu vardır ve çalışmalarının çoğundan keyif alırım. Ancak şimdi, benim "uzmanlık alanım" (kelime oyunu yerindeyse, kendi ormanım) olarak gördüğüm yere gelip benim anlatı kalıplarımla (trope) mı oynamak istiyor?! Bilmiyorum Bay King, bunu nasıl başaracaksınız? Bir folklorcu olarak, hayatımın yıllarını dünyanın dört bir yanından gelen peri masallarına ve folklora dalarak geçirdim; en son kitabınızın adı olan Peri Masalı (Fairy Tale) isminin hakkını verip vermediğini anlamak için görmem gereken belirli folklorik unsurlar var. Öncelikle, aşağıdaki tartışmada faydalı olacak birkaç kısa ve geniş tanım yapmama izin verin: 1. Peri Masalı: Fantastik yaratıkların yer aldığı ve imkansız olayların (genellikle) mutlu bir sonla bittiği bir hikaye. Elbette modern yeniden yorumlara girmeden bile hemen onlarca istisna bulabiliriz, ancak bunu temel tanımımız kabul edelim. 2. Folklor: Peri masallarını ve tüm varyantlarını kapsayan daha geniş bir ortak gelenek. Her masalın ana unsurları vardır ancak esasen bakmamız gereken şey, tekrar tekrar anlatılan, mevcut gerçeklikleri, inançları veya kültürel iklimleri yansıtacak şekilde değiştirilen şablonlardır. 3. Mitoloji (Mitos): Şeylerin neden oldukları gibi olduklarını açıklamak için kullandığımız (genellikle fantastik veya doğaüstü unsurlar içeren) hikayeler ve kavramlar. Bu üç tanımı da kesin birer yargı olarak değil, tartışma için bir başlangıç noktası
1000Kitap
2022/pt1
Size anlatacağım şeyler var. Il était seul, bien seul Yalnızdı, yapayalnızdı. Ben ona sarıldım. Saklandığı yerden aşk için çıktı. et rien de plus başka hiçbir şey için değil. Flibustier ellerimi tuttu zamanında, gözlerime baktı. "Birçok şeye ihtiyaç duydum, insanların tahammülsüz halleri beni uzaklaştırdı. Sen yüreğimi ısıttın. Ama burası gece, zulmet, izbe yani anlayacağın senin çekeceğin dert değil. Sen beni unut. Gözlerime bak, sana dokunuyorum ve sanki nefesim kesilir gibi oluyor. Peut briser mon existence un deux beni neden istiyorsun? Sana dokunmak ölüme terk edilmiş ve ölüme inat gibi.. Bana dokunmak ezip geçmek gibi, çürümeye terk edilmiş gibi ve sen, sen beni unut. Bak bana, yüzüme bak kavgacı hisler aynası, dokun yüzüme, senin emarelerin dolu, halime bir bak, sen silahlı. Sen beni unut. En iyisi kalkıp gitmeli." Hep bir yarım kalmışlık yapışmıştı üstüne. Tam olan hiçbir şey veremedi, ben ona tamamımı sunarken sanki lütuf gibi uzatıyordu bana birkaç parçasını. - Mais cela passera, bu sadece bir dönem. - Ama bu geçecek, inan bana geçecek. - si le miracle existe - Mucize diye bir şey varsa... Sizce o nerede? Belki bir duvar köşesine sinip ölüme terk etmiştir kendini, mucize diye bir şey yok biliyorum. O gideli yıllar oldu, sizce ne zaman gelecek? Düğümlü deli kadının evindeyim, bakın artık tamamen harabe. Çünkü yıllar aldı her şeyimizi. Zamanla iş birliği içinde hepimizi tedirgin ederek derinden yaraladı. . Gece, zulmet, izbe. Yitik adreslere benzer Ölüm Yanık otlar gibi - Ve sen bu şiiri okurken Ben belki başka bir şehirde ölürüm. Marki! - Ne işiniz var burada? - il y a un prodige
Reklam
Reklam