İstanbul'dan ayrılmak istemiyoruz fakat senede kaç defa kütüphaneye gideriz? Üç-beş cadde ile bir o kadar kahveden başka ne biliriz? Fikir hayatı, fikir hayatı diyoruz; en kabadayımız bile gevezelikten başka ne konuşuyor? Kahve tartışmalarıyla zihnimizi geliştirdiğimizi sanmakla pek akıllıca bir iş yaptığımız düşüncesinde değilim. Bizi buraya asıl bağlayan bir alışkanlıktır. Biz burada amaçsız yaşamayı ve boş beyinle dolaşmayı tatlı bir uğraş haline getirmenin yolunu keşfetmişiz. Hepimizi İstanbul'a bağlayan sadece bu... Burada insan, kafasını zerre kadar işletmeden, düşünen birisi olduğuna inanma ve buna başkalarını da inandırma imkânına sahip. Bu şehrin ve buradaki çevrelerin dayanılmaz cazibesi işte bundan ibaret!
Asıl iyilik; tanımadıklarımıza yaptığımız iyiliktir, oysa biz bütün iyi niyetimizi dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa bir hükümle kötü ilan ediyoruz!
Herkes ne diyecek? Fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki? Bana en yakın olanlar dahil olmak üzere, bu herkes dedikleri şey beni üzmekten, hayatımı anlamsız bir hale sokmaktan başka ne yaptı?