Amerikan edebiyatının Caz Çağı’na damgasını vuran aristokrat ve melankolik kalemi F. Scott Fitzgerald’ın ilk kez 1922 yılında yayımlanan zamansız alegorisi "Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi", zamanın acımasızlığını ve toplumsal normların ikiyüzlülüğünü fantastik bir zemin üzerinde ele alan sarsıcı bir edebi başyapıttır. Eser; 1860 yılında Baltimore’da yetmiş yaşındaki bir yaşlının bedeni ve bilinciyle dünyaya gelen, ancak zamanın olağan akışının aksine gün geçtikçe gençleşen Benjamin Button’ın trajik ve yalnız hayatını odağına alır. Fitzgerald; bu sıradışı fiziksel dönüşümün paralelinde, Amerikan burjuvazisinin şekilciliğini, değişime tahammülü olmayan muhafazakar toplum yapısını ve insanın yaşlanma korkusunu dâhice bir hicivle kurguya entegre eder. Yazar; Benjamin’in yaşlılıktan çocukluğa doğru evrilen bu tekinsiz yaşam serüveninde, babalık, evlilik ve dedelik gibi tüm insani rolleri altüst ederek kimlik ve aidiyet kavramlarını cerrah titizliğiyle deşer. Fitzgerald’ın o zarif, ironik, her satırında ince bir hüzün barındıran ve hayatın geçiciliğini fısıldayan görkemli dili; bu novellayı basit bir fantastik öykü olmaktan çıkarıp, kaçınılmaz olan ölümle ve zamanın mutlak gücüyle yüzleşen çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.
Bizler için çok geçti, ya da çok erken; çünkü zamanın bu şekilde tersine akması, dünyadaki tüm o alışılmış bağları ve sevgileri de darmadağın ediyordu."