Gerçek kişiliğinin olmak istediği kişinin özelliklerine sahip olmaması,bocalamasına neden olur. Kendisini her an başkalarıyla kıyaslamak onlardan daha üstün olduğunu hissetmek zorundadır.Bundan ötürü gerçek benliğiyle yüzleşme olasılığının tehdidi altında yaşar.
Bazı insanları küçümser, çünkü onlarda kendisine benzeyen bazı özellikler görür ve bu insanları hoşlanmadığı benliğini kendisine yansıtan bir ayna gibi algılar.
Gerçekleşmesini çok istedikleri bir olaya çok yaklaştıklarında bile umutlarını frenlerler, zamansız bir kutlamaya girmekten çekinirler.Bu insanlar duygusal dünyalarının üstünü sanki bir kapakla örterler.Sorunlarından söz ederken de başka bir insana ait olayları anlatıyormuşçasına davranır,yaşadıkları durumlara ilişkin herhangi bir duygusal tepki vermezler.
Savunmasız kalmaktan korktukları için,bazen ölüm-kalım savaşı veriyormuşçasına yaşanabilen bu duygudan genellikle en yakınlarına bile söz etmezler.Bu savunma bazen öyle katıdır ki,tedirginliklerini kendilerinden bile saklarlar.