Kişi soruna özgürce yaklaşmıyorsa çözümü daima kendi koşullanmasına göre yönlendirir. Diyelim ki kişinin koşullanması sorunu bastırmaya yönelik. O zaman yaklaşımı da koşullu olacağı için sorun çarpıtılır. Kişi bir amaç olmaksızın soruna yaklaştığında yanıtın sorunda olduğunu görür. Yanıt sorundan uzakta olan bir şey değildir.
Tüm davranışlarımız, nedenlerinin farkında olmasak da ödül ve cezaya dayanır. Nedensiz olan evrenin düzenini anlamak için nedeni olmayan bir günlük yaşam sürdürmemiz mümkün müdür? İşte bu en büyük düzendir. Yaratıcı enerji bu düzenden çıkar. Meditasyon yaratıcı enerjiyi özgür bırakmaktır.
Hepimiz geleneklerin esiriyiz. Ve başkalarından tamamıyla farklı olduğumuzu düşünürüz. Ama farklı değiliz. Hepimiz üzülürüz, mutsuz o.luruz, gözyaşı dökeriz. Hepimiz insanız. Hintli, Müslüman ya da Rus olmak anlamsız etiketlerdir. Zihin tümüyle özgür olmalıdır. Bu tek başımıza ayakta olabilmek anlamına geliyor. Ve tek başına olmaktan çok korkuyoruz
İlişkiniz karşılıklı imaja mı dayanıyor? Eşiniz hakkında bir imaj yaratıyorsunuz, eşiniz sizin hakkınızda bir imaj yaratıyor; o zaman ilişki düşüncenin yarattığı iki imaj arasında kuruluyor. Biri size sorabilir: "Düşünce sevgi midir? Arzu sevgi midir? Zevk duymak sevgi midir?" "Hayır" diyerek başınızı sallayabilirsiniz. Ama asla sorunun derinine inmez, yanıtını araştırmazsınız.