Biraz daha hızlandı araba; yavaş yavaş şerit değiştirip sağlı sollu aralardan ilerliyordu. Otobüsün az sonra benzin istasyonunda olacağı haberini alan şoför, arabadaki üç kişiyle birlikte son kez Sırp caddelerinde makasını atıyordu. Biraz daha ağırlık verdi ayağı gaza, biraz daha ağırlık verdi zamana. Güneş kararlaştırdıkları konuma geldiğinde her biri için, aynı yerde olma sorumluluğu asırlardır süren bir gelenekti. Güneşin bundan haberi yoktu ama bu karınca sürüsü; sosyalleşmek için, birini iş çıkışı saatinde yakalayıp kafasına mermi basmak için, toplu bir şekilde milli marş okumak için, bir cenazede veyahut binecekleri sahte kimlikleri ile birlikte sınır kapısından illegal bir şekilde geçecek bu üç gencin, kendi ulaşacağı konuma istinaden daha fazla gaza bastıklarını bilmiyordu güneş. Dördü de güneşi yakalamaya çalışıyordu; tüm dünya, tüm insanlık güneş değemeden bir adım ilerisine, bir kez daha basıyordu gaza. Tüm bu kargaşa bundandı; sağa sola deliler gibi koşturan bu insanlar sıkışıyorlardı metronun kapısına, sıkışıyorlardı trafikte.
Güneş Metaforu/ Mert Can Laçin