berâ

bu taşra ilinde kendisine askıntı olan bir kadın vardı önceleri. sonra bir kadın terziyle gönül bağlantısı kurdu. oraya gelen hassa subaylarıyla içki alemlerine katılır, yemeğe giderdi. amirinin ve hatta karısının gözüne girmek için uğraştığı zamanlar oldu. fakat bu davranışlar toplumsal kurallara uygunluğu dolayısıyla kötü şeyler olarak görülemezdi. bunlar ıl faıt gue jeunesse se passe* özdeyişinin kapsamına giren hareketlerdi. bütün bunlar tertemiz ellerle, temiz gömlekler giyilmiş olarak, fransızca konuşularak**, en önemlisi de seçkin bir zümrede oluyordu. böyle olduğu için de herkesçe hoş karşılanıyordu. (*) gençleri hoş görmeli (**) o zamanlar rusya'da aristokrat tabaka fransızca konuşurdu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
bu ölüm herkeste makam ve terfi değişikliği düşüncesi uyandırmasının yanı sıra, tanıdığı biri ölen her insanda olduğu gibi, onlarda da gizli bir sevinç yarattı. çünkü ölen kendileri değil de bir başkasıydı. herkes: "gördün mü! ölüp gitti işte, ama ben yaşıyorum." diye düşünüyordu. ivan ilyiç' in dostları sayılan bu kimseler o sırada, can sıkıcı bir nezaket kuralı olan cenaze törenine ve ölenin karısına başsağlığı ziyaretine gitmek gerektiğini ellerinde olmadan hatırladılar.

berâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2016 26. kitabı
Lev Tolstoy
7.4/10 · 3.564 okunma