bu taşra ilinde kendisine askıntı olan bir kadın vardı önceleri. sonra bir kadın terziyle gönül bağlantısı kurdu. oraya gelen hassa subaylarıyla içki alemlerine katılır, yemeğe giderdi. amirinin ve hatta karısının gözüne girmek için uğraştığı zamanlar oldu. fakat bu davranışlar toplumsal kurallara uygunluğu dolayısıyla kötü şeyler olarak görülemezdi. bunlar ıl faıt gue jeunesse se passe* özdeyişinin kapsamına giren hareketlerdi. bütün bunlar tertemiz ellerle, temiz gömlekler giyilmiş olarak, fransızca konuşularak**, en önemlisi de seçkin bir zümrede oluyordu. böyle olduğu için de herkesçe hoş karşılanıyordu.
(*) gençleri hoş görmeli
(**) o zamanlar rusya'da aristokrat tabaka fransızca konuşurdu.