Rüyaların üçüncü reich'i- Charlotte Beradt
7/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 10:37
Spoiler içerir: 1933-1945 yılları arasında Adolf Hitler liderliğindeki nazi partisinin Almanya'da totaliter, ırkçı ve otoriter rejim dönemine üçüncü reich dönemi deniyor. Charlotte Beradt 1933-1939 yıllarında nazi iktidarını görmüş.1933 yılından itibaren sıradan insanların gördüğü rüyaları toplamaya başlamış. Genellikle rüyaları toplarken şifreli bir şekilde toplamış. Beradt kitap da rüyaları kategorilere ayırmış. faşist totaliter rejimin sıradan insanlarda yarattığı korkunun rüyalarına ve bilinç altına yaptığı etkiyi, suçluluk, endişe, korku ve kendini değersiz görme vb duygusal tepkileri anlatıyor. Rüyalarında insanların birey olmaktan çıkıp özgürlüğü kaybetmiş, rejimin başıboş kulu gibi görür. İlginç olan bir şey totaliter rejime direnen kesimin rüyaları daha cesur ve mücadele şeklinde görmeleri ve rejim den uzaklaşan veya rahatlayan kesimin rüyaları da farklı olmuş. İnsanların fişlenme ve cezalandırma korkusuyla rüyalarında bile hata yaptığını görüyoruz. Bazı rüyalar da olacakları önceden görmüş insanlar bu da insanların korkularının yaşadıkları süreçle yakın bir alaka veya başa geleceği tahmin etme gücünü yansıtıyor. Benzer rüyaları şu sıralarda eminim ki bir çok insan görüyor. Aynı korku ve endişeyi bir çok insan yaşıyor maalesef.kitapda belirgin bir şekilde Freud etkisi görülüyor. Kitaptaki rüyaları yazar sıcağı sıcağınamı topladı bilmiyorum bazı yerlerde bunu hissetmedim. Genel olarak ezilen halkların rüyaları birbirine benziyor.Kitabı çok farklı bir çalışma olduğu için kesinlikle tavsiye ederim. Rüyaların Üçüncü Reich'ı Charlotte Beradt
Psikoloji
Rüyaların Üçüncü Reich'ıCharlotte Beradt · İletişim Yayınları · 202419 okunma
8/10
·132 syf.··
2024 121. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 15:16
Hayatta bazı anlar vardır. Her şeyin bittiğini, yolun sonuna geldiğinizi düşündüğünüz fakat hikayenizin asıl orda başladığı zaman çizgileri. O noktadan sonra içinize bir ışık dolmaya başlar ve artık onu hiç bir karanlık boğamaz. Tam olarak böyle bir ışık sezinledim bu hikayede. Gülünç Bir Adamın Düşü’nden bahsediyorum tabi, kitaba adını veren üçüncü hikayeden. Kitap üç hikayeden oluşuyor. Tatsız bir olay, Timsah ve Gülünç Bir Adamın Düşü. İlk iki hikayeyi daha önce okumuştum. Rüyaların Üçüncü Reich’ı kitabında Charlotte Beradt bu öyküye referans verince hemen aldım elime. Şüphesiz Dostoyevski’nin, içinde ışıltı ve sevinç barındıran nadir öykülerinden. Hoş! Dostoyevski öykülerinin istatistiğini yapacak çıtaya yükselmedim henüz ama, okuduğum kadarıyla diyeyim. İntihar etmekten son anda vazgeçen bir gencin yaşama bakışının nasıl değiştiğini okuyoruz öyküde. Bir yaşama sevincine, bir umuda tanıklık ediyoruz. Kitabın tanıtım bülteninden etkilendiğimden veya Charlotte Beradt’ın yorumdan çıkarım yaptığımdan belki, ben bu öyküyü Dostoyevski’nin son anda gelen bir haberle Çar’ın idam mangasından kurtuluşu ile özdeşleştirdim. Her şeyin sonuna geldiğin ama her şeyin asıl o zaman başladığı o kutsal an. Yazdıklarımız, yazacaklarımız ana rahmine düşmüş bir bebeğin gün be gün büyümesi gibi büyür zihnimizin içinde. Çoğu zaman dünyaya getirilişleri bir insanın anne karnında kaldığı süreden çok daha uzundur ama ana rahminde bekler gibi insanın zihninin bir köşesinde beklerler. Dostoyevski bu eseri ölümüne bir kaç sene kala yazmış. İçindeki ışığı saçmak için önce biriken karanlığı atması gerekiyordu belki de. Zorlama bir yorum mu oldu bilmiyorum ama ben tam olarak böyle kurdum kafamda. Her incelememde belirtirim, Büyük Usta beni dünyasına almaz, ben de sabır ve sebatla anlaşacağımız
Gülünç Bir Adamın DüşüFyodor Dostoyevski · Helikopter Yayınları · 20161,937 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2024 120. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 10:20
Bu kitabı ilk kez almanca baskısından okumuştum. Yaklaşık iki sene önce rüyalar üzerine araştırma yaptığım bir dönemde böyle bir eserin varlığından haberdar oldum ve temin eder etmez hemen okudum. 2024 itibariyle eser nihayet dilimize kazandırıldı. Yeniden mesai ayırma konusunda tereddütlerim olsa da kitabı türkçe baskısından bir kez daha okudum. İyi ki okumuşum çünkü Almanca baskısı hayli ağır bir metindi, türkçe çevirisini okuyunca hikayelerin derinliğine yeteri kadar inemediğimi fark ettim. Kitabın arka planı, hazırlanış aşaması ve bilimsel çalışmalara ne şekil hizmet ettiğine dair Almanca baskısına yaptığım incelememde kapsamlı bir açıklama yapmıştım, konuya ilgisi olanların mutlaka onu da okumasını öneririm →( Das Dritte Reich des Traums ). İçeriğe gelirsek, kitap Nazi Almanya’sında çoğunluğu yahudilere ait olmak üzere totaliter rejim altındaki bazı insanların rüyalarının derlemesinden oluşuyor. O dönem gazetecilik yapmakta olan Beradt insanların rüyalarını, isimleri ve olayları şifreleyerek not ediyor, çoğunu mektuplar halinde daha sonra bir araya toplamak üzere yurt dışındaki adreslere postalıyor. Yahudiler başlarına neyin geleceğinin farkındalar ve rüyaları sürekli önceden onları sıkıştırmaya başlıyor. Sadece yahudilerinin rüyalarından oluşmuyor tabi çalışma. Dış görünüşünden dolayı yahudi sanılmaktan korkan ve bu sebeple soy belgesi dedikleri etnik kökenlerini kanıtlayan resmi bir belgeyi sürekli yanlarında taşımak zorunda olan Almanların da korkulu rüyaları var kitapta. Rüyalarda evlerin duvarları durduk yere yok oluyor; insanlar gece lambaları, en özel alanlarındaki eşyalar, koruyucu melek diye baş uçlarına koydukları biblolar tarafından izleniyor. Rüyalarda tutuklanıyorlar, hapsediliyorlar, ülkeden kaçıyorlar ama dünyanın hiç bir yerinde kendilerine yer bulamıyorlar.
Rüyaların Üçüncü Reich'ıCharlotte Beradt · İletişim Yayınları · 202419 okunma
Rüyalarda Nazi Rejimi
10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2023 23:35
Das dritte Reich des Traums Alman gazeteci ve yazar Charlotte Beradt tarafından kaleme alınmış nazi döneminde Almanya’da yaşayan yahudilerin rüyalarının derlenmesinden oluşan araştırma-inceleme türünde bir eserdir. Kitabın türkçe çevirisi mevcut değildir. Yazar Charlotte Beradt yahudi bir ailede büyümüş bir gazetecidir. 1933de nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte gazetecilik mesleğini icra etmesine izin verilmez. 1933 den Almanya’yı terk etmek zorunda kaldığı 1939’a kadar Nazi rejimi içerisinde yaşayan bazı yahudilerin korku dolu rüyalarını gizlice toplar. Bu rüyaların neredeyse hepsi Parti, Hitler, Bayrak, Pasaport, vize üzerinedir ve bunları yazıya geçirirken hikayeleştirir, gerçek isim ve yerleri kullanmaktan kaçınır. Örneğin parti için aile kavramını kullanır, Hitler için Hans amca. Not ettiği rüyaların büyük bir kısmını yurt dışına kendi adına postalar. İçerikleri birebir aynı olmasa da rüyalar da genel olarak, yahudi olduğunun anlaşılması korkusu, her an tutuklanma korkusu, kaçma içgüdüsü üzerinedir. Genellikle Hitler ile karşı karşıya gelirler ve rüyada Hitleri dostça ya da kızgın görmeleri normal yaşamdaki düşüncelerinin birer yansımasıdır aslında. Bir yahudi burnunun yapısının yahudi olduğunu ele vereceğini düşünür, bir gün bu gerekçe ile tutuklanacağından korkar ve bu durum sürekli rüyasına girer. Bir başkası rüyasında annesi ile dağlara tatile gider ve annesi ona geri dönmemeleri ve artık burda saklanmaları gerektiğini söyler ve kısa bir süre sonra gerçek hayatta naziler iktidara gelir ve tutuklamalar başlar. Eser 1966’da ilk kez yayınlandığında büyük ilgi toplar ve sonrasında ingilizce fransızca ve italyancaya da çevrilir. Rüyalar ve bilinçaltı üzerine çalışan bilim insanlarının ilgi odağı olur. Rüyaların yalnızca bilinçaltının yansıması olduğu ve
Das Dritte Reich des TraumsCharlotte Beradt · ‎Suhrkamp Verlag AG · 20162 okunma