Belki de böylesi gerekmiş bana,
Biraz beklemek, biraz yanmak daha.
Her vuslat erken doğmaz gönülde,
Bazı yollar açılır sabrın ömründe.
Ve bir gün yine bir kuş uçarsa,
Kanadında bir dua ile,
Bil ki ben hâlâ aynı yerdeyim;
Gözüm yolda, gönlüm sende.
Sürekli bakıyorum ardından sokakların
Kapılar bu şehrin gururu gibi
Güneş ıssız; ay karanlık; hayatım
Suya mahkûm olan bir ebru gibi
Gözlerimi çoğaltıyor her sabah
Ücra köşelere bırakıyorum
Sanki gölgelere karışan o kız
Ruhumu koyarak bu ilde yalnız
Görünmeden, sır vermeden kimseye
Gidiyor bilinmez bir harabeye
Bana bıraktığı buruk bir acı
Bir de hayallerin solgun ağacı
Her köşede hüsran dolu bir bakış
Her umudun civarında bir yokuş
İçli bir gülücük bile vuruyor
Kalbimi en ince sonbaharından
Bir de bakıyorum kentin yüzünde
Yalnızca o kızın altın saçları
Binalarda o kız, yollarda o kız
Ondan uzak olan her şey anlamsız
Zaman zaman aklıma gelen o şiir:
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini...
İyi geceler dilerim;
youtu.be/G8pIj3XqM1g?si=...