Alma'nın o ana kadar bütün gücüyle bastırdığı gözyaşları annesinin karşısında birdenbire boşalmaya başlayınca parıltılı ceketi omuzlarından kayıp yere düştü. Annesi Alma'nın sakladığı şeyi ilk kez gördü. Karşısında duran kızını tanıyamadı. Kızına özgü o ışığın ortadan kaybolduğunu fark etti. Üzerinde koyu renkli, ağır, mat şeritler vardı.
İnsanlar uluduğunda, köpekler susar... Köpekler uluduğunda ise insanlar kulaklarını tıkar. İnsanlık, felaketler karşısında daha ne kadar kulağını tıkayacaktı?